Hürriyet

20 Temmuz 2018 Cuma

Bir dal

Aşağıya kişisel notlarımdan birini bırakıyorum. Bu da size güzellik olsun...

"...

Yarını düşünerek yaşamak anlamsızlığı üzerine kendimi daha çok geliştirmem gerekiyor, farkındayım. Bu süreç tam olarak bir mola olarak değerlendirilemez çünkü mola, ara vermektir. Ara verdiğim şey sosyal hayat oldu. Sosyal hayatla ilgili endişem yoktu. Daha ziyade kendi düşüncelerimle ilgili endişelerim vardı. Evet, bir takım eleştirileri almakta haklıydı insanlar. Ben Sılayı bile yer yer haklı buluyorum; buna karşın benim de haklı olduğum devasa –kafasından büyük- bol konularım var. Netice itibariyle son dönemde bir Yunanca, bir de kodlama konusu var üzerine çalışmak istediğim. Bu yönde şekillendi. Mola değil dedim, hayattan geri kalmadım dedim. Mesela 6 ay gezseydim inanınız daha çok molayı hakkederdi bu süre. Netice itibariyle planlamamı yaptım. Biraz biraz başlayacağım. Grek kültürü zaten neredeyse benden sorulur, ama dili önemli ve dilini almak için minimal başlangıçların planı elimde var. Bunun yanı sıra, madem gelecek kodlama. Neden bunu bilmeyelim? Peki madem kod işi yapan “gidebiliyor”, neden bu işe girmeyelim? Kolay değil ve ben öğrendim bitti diyemeyeceğim bir konudan bahsediyoruz. Kabul ediyorum. İçine düşeceğim şey beni yutacak. Bu benim sorunum. Bununla başa çıkacağım. Bununla başa çıkmayı öğreneceğim. Mutlu olmanın yolunu ararken, parça parça olmayı seçen ben değil miydim? Yavaş yavaş parçalanacağım, günlük işlerim var. Ben varım. Bir sürü şey var. Gecelerim var ama. Gündüzlerim de olacak şüphesiz. Önümde bol plansız bir zaman var..."

17 Temmuz 2018 Salı

Uyanmak

3 gündür yalnızım ve bu bwns yine iyi geldi. Bu kez öncekiler gibi değil baya mental berraklıkla geldi.

Kurtuluş tek başına. Geleceğe dair tüm endişeler şimdilik silindi gibi. Ne harika bir yalnızlık.

7 Temmuz 2018 Cumartesi

Yapabileceğimiz bir şey yok

Sabaha karşı başladı her şey, hızlı gelişti biraz. Bu her zamanki konumuz değil; olamaz. Ne ilk, ne de son olacak biliyorum ama kemoterapi döneminde yaşadığım en akut şeylerden biriydi. Kusmalar, halsizlik, yıkılma ile bir anda öğle saatlerimi vurdu.

Ben de çok isterdim bu noktada bir şeyleri paylaşabilmeyi. Günlerdir son 17 gün gibi geliyor. Ama son 16 gündeyiz. Artık biter ya bitsin. Direnebileceğim alan daralıyor, göğsüm şişiyor.

1 Temmuz 2018 Pazar

Güven

Benim durumumda biri için tüm bu badireler sona erip, tekrar hayata başlarken en önemli duygulardan biri güven. Aramızda geleceğe o kadar da güvenle bakmayan tek kişi olacağım bir süre.

Güven, "arkadaşlar ben bir süre olamayacağım" dedikten sonra "ya senin moralin, hayata bakışın çok iyi sen bunu yaparsın, bak benim de babam geçirdi yıllar oldu hala iyi" cümlesini sıralı şekilde duymak mı, yoksa aslında hiç gereği yokken ve dolaylı olarak öğrenmişken bile "yiğit, geçmiş olsun, bunu atlatacağını biliyorum, her zaman yanındayım" deyip bu sözünü şimdiye kadar başarıyla tutmakla mı açıklanır bilmiyorum.

Ben bugün bunları düşündüğüm zaman çok mutlu oluyorum. Rol çalmaydı bunlar hep ama ana karakter de üzerine duseni yapmamıştı.

Umarım geleceğim güneşli, hafif esintili bir öğle vakti kadar güzeldir. Geleceğim ya da geleceklerimiz.

29 Haziran 2018 Cuma

don't panic

Rehber der ki, böyle bir durumda "Paniğe Kapılma".

5 ay 9 günlük badirenin, 4 ay 16. günü itibariyle bazı şeyleri kurumsal yetkilerime dayanarak sıralamaya soktuğumu, daha önce belki burada bahsettiğim (belki de bahsetmediğim) zaman bükümünü nasıl başardığımı tekrar düşündüm. Zaman bükülürken, her şey büküldüğü için, tüm bu bükümden benim bile sağ çıkma ihtimalim fazla düşüktü. Gerçi bitmedi ya neyse...

27 Haziran 2018 Çarşamba

Biraz korku... İyidir...

12'nin 10 tanesi bitti. Damarlarım yanmaya başladı. Bu beni mutsuz, güçsüz kılıyor. Üzüyor, bir sonraki seansın zor geçeceğini garantiliyor neredeyse. Neyse ki hemşirelerin -hepsi muazzam bana kalırsa ama- kraliçesi vardı bu sefer başımda. Vizite de çıkıp, bana ilk serumu takan, bunun da geçici çözümünü buldu. Ama korku var mı? Dibine kadar.

Son 2...

Doktorumu özlemişim, doktorumu gördüm. 2 ay oldu görmeyeli. Kan değerlerimin olağanüstü performansını, benim seans sonrası yürüyüş performanslarımı, temizlik çalışmalarımı güzel karşıladı. Ben de hep güzel karşılıyorum. Belki 1 saat yürüyüş yapan bir başka ruh hastasıyla karşılaşmamıştır.

Yiğit Alper, kitaba göre 23 Ocak gibi tam olarak iyi olmuş olacak. O zamana kadar parça parça yasaklarım kaldırılacak. Tabii elbette tüm hadise eylül ortasındaki PET'in de muazzam olmasına bağlı. Benim fikrim de son kür sonrası 6 aydan önce toparlanacağım yönünde. Yani elbette delirmem gereksiz. Ama 6 ay da olmayacak bu süre. İş ki bir daha bu durumlara ben düşmeyeyim.

Peki sonra? O işler biraz karışık. Güzel ama karışık.

Ama önemli olan kendimizle barışık yaşamak. Önemli olan pes etmemek, en azından pes edilmezse kazanılacak zamanda pes etmemek. Yoksa bazen pes etmek onurla, haysiyetle ilgilidir ki biz bu konuyu son zamanlarda çok konuşuyoruz. Kırmızı çizgilerin bazen yumuşak olması önemlidir. 

23 Haziran 2018 Cumartesi

Dünyanın sonundaki şarkı



"why do the birds go on singing?
why do the stars glow above?
don't they know it's the end of the world?
it ended when i lost your love."