Hürriyet

9 Mayıs 2018 Çarşamba

karahindiba

ben zaten biliyordum bunun böyle olacağını. ta en başında o zamanlar arkadaşım olan birine söylemiştim böyle hissediyorum diye. o sırada, benimki, lise arkadaşlarının evinde karanlıkta rakı yapıyordu. böyle hatırlıyorum o akşamı.

ben biliyordum ama, ben en iyisi olsaydım da böyle olacaktı. uçacaktım, kaçacaktım sonunda aşkı hissedecektim. sonra o benim elimden kaçacaktı. gidecekti. karahindiba gibi oldu. tek üfürükle. iş ki ben kanser olmasaydım ve hakkını vererek ölseydim en azından. ölümün bile hakkını veremiyorum, ben kimim ki sıla'yı seveyim. ben kimim ki onunla bir ev kurayım. ölü derilerine, dökülen saçlarına yamuk dudaklarına vurulduğum.

moğollar evimi bastı, sılamı kaçırdılar, çadırlarımı yaktılar, kadınlarımı-çocuklarımı ve erkeklerimi katlettiler. medeniyetim kül oldu. tüterken çadırlarım, bunlar gittiler. medeniyetimin son kalıntısı, olur ya kalmıştır, üzerime bir de meteor düştü. yokum. yaşamıyorum. direnemiyorum.

hayat böyle, bir felaket gelince hepsi üst üste geliyor. artık her hayalimin sonunda sıla gidiyor.

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Karanlık

Dünyanın en uzun gecesi 21 Aralık olabilir. Bazen başka geceler daha uzun olabiliyor.

Moraller bozuk.

Hep mutsuz olan biri

Konu hakkında daha önce söylediğim şeyi tekrar etmeyeceğim. Dünyada herkesin başına gelmeyen bir durumda kendimi ifade ederken bile, benim cümlelerimden kendine pay biçmeyi başardın. Maalesef standardını korudun her seferinde; yine kişisel mutsuzluluk hanene puan veya puanlar ekledin.

Felaketlerin hoş olmadığını söylemek anlamsız ama en azından sevdiklerimle/sevdiğimle olma ihtimali vardı yeni bölümün başında. O bölüm bittiğinde bence nanay.

19 Nisan 2018 Perşembe

Öncelikler

Evlerine dönenleri görünce insan üzülüyor. Büyük derdimin yâre, ben eve gidiyorum birkaç günlüğüne demekten ibaret olmasını isterdim. O zaman daha kolay olurdu.

Şimdi bu sonuçlar iyi geldi ya... Havalar güzel gidiyor ya... İnsanın direnci nasıl kırılıyor anlatamam. Kapıya duvara sosyalleşeyim ben.

17 Nisan 2018 Salı

Hayat: dev yuvarlak

Sonucu biliyorduk ama muazzam sevineceğimi düşünmemiştim. Tam değil, ama tama çok yakın. İşte, bu iş bitecek yakında. Bunu çok iyi biliyorum. Şunun şurasında ne kaldı ki?

Dünün yarını bugün. Bugünün de yarını var.

12 Nisan 2018 Perşembe

Her son yeni başlangıçlara gebe

Her son, kötü anlamına gelmez.

PET'e girdim bugün. Vay efendim stresliymişim. Ben tabii stresli olurum. Gel gelelim biraz stres de iyidir hani. Bendeki bu moral bana yeter.

Sonucumuz iyi, detayları bilmiyoruz. Onu da güncelleriz.

8 Nisan 2018 Pazar

Anma

Okumadım... Belki kendim yazdım ama okumadım geçen gün yazdığımı. Dolayısıyla tekrara düşebilirim. Tekrara düşme endişesi taşımıyorum gerçi...

5 Nisan 2017 sabahı beni Schiphol'e götüren uçağı beklerken fıtığımı da yanımda dolaştırıyorum diye düşünüyordum. Buna benzer bir hissi, ertesi gün Roosendal'dan döndüğümde üstümü başımı değiştirirken de düşünüyordum. Arkada Cenk&Erdem'in Youtube kanalı da açıktı. Böylece "lükse bak" diye iki fantastik maddeyi sayabiliyordum.

Bir bar vardı sevdiğim tarzda. İki gece orada takıldım. Muhtemelen kuzey Avrupalı iki barmen kadın vardı ve asla anlaşamıyorduk. Muhtemelen benim dil ailemin İngilizce'ye bir miktar uzak olmasından kaynaklıydı. Muhtemelen demek bir yüzde ailesine ait olmak anlamına gelmez. Ancak yaklaşık miktar olarak çoğunluğu işaret eder. Muhtemelen dediğimizde bu netlik de ifade etmez. Sadece diğer olasıklardan daha fazlasını işaret ediyoruz anlamına gelir. Başarısız iletişim olasılıklarından daha az muhtemel olanı da kendilerinin, kendilerine daha çok benzeyen beyaz tenli-sarışın (bana göre tüm nüfus sarışın sayılabilir) kitleye hizmet etmeyi tercih etmelerinden kaynaklanıyordu. Her neyse, benim de zaten ertesi gün gecikme lüksüm olmayan trenlerim vardı. Güzel zamanlardı.

Bir şey dilediğinizde, bir şeyi çok fazla dilediğinizde ve bu dilek gerçekleştiğinde ne yaşarsınız hepiniz bilirsiniz. Mutluluk, su götürmez bir gerçek ama gurur, şansın arkada olduğunu bilmenin getirisi şapşal saadet vs. Ben kaldığım süre boyunca bir şey diledim. Dilediğim şey son gece, Schiphol'de gerçekleşti. Hayatımın en romantik anıydı diyebilirim. Bunun yıl dönümü bugün. Hatta, zaman olarak da yaklaşık bu dakikalardı.

Demem o ki, bunu anmak için muhatabına ve buraya yazıyorum bunları. Ve 1 sene hayatı nereye savuruyor, bu da bana ibret olsun. Bakayım da daha çok hatırlayayım. 4 ay sonrası da bambaşka olacak. 4 sene sonrası da... En nihayetinde hayatın olağan akışında bunlar.