Hürriyet

20 Ocak 2011 Perşembe

Hücre Yenileyici Bir Garip İşler

Son uzun tatile bir şekilde girdim. Bahsettiğim şey sömestr işte. Her şey şöyle gelişti 20 ocak 2011 tarihine kadar; Akçay’dan dönünce hunharca sözlüler, paper yazmalar, sunum hazırlamalar, raporlar vs. üst üste bindi. Ayın dördünde başlayan fantastik mücadele en son geçen çarşamba bitmeliydi. Neden? Çünkü hem 6 saatlik Suplay sunumu, hem de Pantelis Bey’in paper yazımı vardı. Hepsi aynı güne hem de. Bir insan ne isteyebilir ki?

Suplay hadisesi şuydu; Efendime söyleyeyim, Bolu’da bir dağın eteklerinden hücre yenileyici özelliklerine sahip mineralli su çıkartılıyor. Bizim 50 yıllık su dağıtım şirketi de, bu potansiyeli ve konuyla ilgili tecrübesine dayanıp su pazarına girmek istiyor.

Öncelikli konu da şu; mineral varsa işin içinde şu anda adını hatırlayamadığım- E harfiyle başlayan- bir su markası ile, soda arasında gidip gelmekte ürün. Aslında ikisi de değil. Sabahtan beri ne anlatıyoruz yahu? Su işte bu. Tabi –Haluk Mesci etkisi- bunu bizim de idrak etmemiz haftalarımızı, aylarımızı aldı. Yok bu yanlış tanım oldu, biz bunu anladık ama Ebru Hoca ve Burak Amirak’ın oynadıkları role playing kahramanına anlatmamız uzun zamanımızı aldı bizim. Zaten kampanya da defalarca değişti. Olayın güzelliği de burada, ’sikerler’ parolasıyla her defasında öncekini yırttık attık. Öyle ekstra bir yılgınlığa da sebebiyet vermedik özetle.

Sunum sırasındaki cenabetliğimiz de eksik olmadı. Çok şükür her şey yolundaydı özetle. Scart bağlantısını bulup, denememek ne kadar zekiceyse, bu sebeptenm yedi grup içerisinde sonuncu sunumu yapmak da, bir o kadar hamama olan ihtiyacımızı gösterdi.

Sunumu yaptık, oldu mu? En sona kalınca Özsüt’ün bir yetkilisi olan jüri toplantıya yetişmesi sebebiyle gitti. Ebru Uzunoğlu, Burak Amirak, bizim çocuklar –Vodoo Ajansı- kendi kendimize sunum yaptık tabi bir de adını hatırlamadığım, İZKA’dan bir kadın da sonuna kadar durdu.

Sonra Pantelis Bey’e yetişmek amacıyla, tutturduğum koşuyu bir daha ne zaman tuttururum bilemem ama totalde beş kat çıktığımı var sayarsak, ve bunu da yelkovan fazla hareket etmeden başarmam sanırım ipucu verebilir hızım hakkında.

İşte o gün bugün yedi sekiz gündür koşmaya tövbeliyim. Biz de dura dura iş yapıyoruz.

Yirmi ocaktan sevgilerle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder