Hürriyet

22 Şubat 2011 Salı

Comeback

Anlatacağım çok şey vardı aslında. Eğlenmiştim, Alsancak’ın, Bornova’nın nasıl ağzına sıçtık gece diye yazacaktım…

Tam 2 sene oldu bu aralar. Ablam, kardeşim ve en son yengem diyebildiğim tek kişiyi kaybedeli. Geri geldi bugün, az önce. Hep inanır insan gidenin geri geleceğine. Insan kardeşini bırakmaz, abisini bırakmaz di mi? senin de bırakmayacağını biliyordum. Ben 20 yaşındayken, o yükün altında ezilirken, insan önünde ilk kez yüklerimden kurtulamama rağmen, yüklerimi anlatırken sen vardın sarıldığım. Şimdi ben sevgilime bile anlatırken bazı şeyleri, gözlerimi çevirirken, ne kadar başarısız olduğumu aslında, benim imrenilecek bir insan olmadığımı sen görmüştün. Yine de sarılabilmiştim. Yani olay şu; ben sevgilimi üzmemek için bazı şeylerin üstünü anlatırken, kafamı çeviriyorken, mavi yastığa sarılıp, gerisini de siktir edip hüngür hüngür ağladığımız gece…

Kaç sene geçmiş? Ben işte satmadım seni yine de. Sen de kardeşini, abini, dostunu buldun tekrar. Ve ben aslında tekrardan arafta yaşıyorum şu anda. Şu yukarıdaki sıfatlara layık bulduğum insan ve kimbilir belki de zorla yaklaşık 20 yıldır, okumayı söktüğüm arkadaşım arasında.

Hayatım arafta geçiyor. Tadını çıkarmam lazım.

Ama geri döndün iyi ki. Tam da ablaya, kardeşe, dosta ihtiyacım varken.

Çünkü 2 yılda, sevdiğim her şeyi kaybettim. Hiçbir şeyin anlamı kalmadı. Çoğu zaman yemek yerken, sigara içerken, ne bileyim bir kadeh rakı içerken ve uyurken bile zevk alamadım. Şimdi yine alabilir miyim bilmiyorum. Arafta yaşamanın bedeli bu.

Biri üzülmesin diye kafanı çevirirsin. Unuttuğun anlamına gelmez. Ama kafasını çevirenin gözleri aslında hep doludur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder