Hürriyet

31 Mart 2011 Perşembe

sonun sonu

Elimden geldiğince kendimi ifade edebildiğimi sanmıştım ben bunca zamanda. Sadece blog için geçerli değil bu. 4 yıldır bir okulda okuyorum. Sevmediğim insanlar da ders verdi bana, ders veremeyecek kapasitede olduğuna inanmadıklarım... Ama sevdiğim insanlar da oldu. Derslerine girmekten zevk aldığım, akademik/sektörel vs tecrübelerini sevdiğim. Ne kadar kanırtsalar da, susup daha iyisi için kendimi motive ettiğim kimselerden ders aldım.

O yüzden, geçen dönemki role playing hadisesinde sıkıntı yaratmadım. Daha iyisi için kendimi motive ettim, güzel olduğunu sandığım bir Suplay işi yarattık.

Bunu yaratırken haddinden fazla gerildik zaman zaman. Bütün bir projeyi silip attık yer yer. Herkes Üsküdar'ı geçerken, biz emekliyorduk. Sonra 12 ocakta sunduk ve bitti.

Ben öyle sanıyordum. Kendimi ifade edememişim. akşam hiç anlamadığım bir sınav var, bu mevzu da binince üstüne ne uyumak, ne çalışmak mümkün. İşin kötüsü ben cuma günü nasıl giderim okula onu düşünüyorum. Kendimi ifade edemiyorsam. Okunduğu zaman yanlış anlaşılan ifadeler kullanıyorsam eğer, ben bir daha kaleme kağıda dokunmak istemiyorum.

Umarım işler yoluna girer de, kısa sürede vazgeçerim bu kararımdan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder