Hürriyet

24 Ekim 2011 Pazartesi

reklam aldık burada

bir ara buralar doldurulacak tekrardan. biraz zaman sadece :)

18 Ekim 2011 Salı

there is light that never goes out

bir haftayı geçti, kapalı hava. her gün, her hafta içi high hopes'u dinlediğimiz köprüden geçiyorum. mevsim yazdı o zaman. bundan birkaç sene önceydi yıl. ilk ayımız içinde bile olabilirdi. 129t'nin çalıştığı zamanlardı. taksim'e geçiyorduk çamlıca'dan.

aradan bir yıla yakın zaman sonra, ve bugünden baya zaman önce bir mayıs gecesinde köprünün ışıkları insanın başını döndürürken arka planda çalan şarkı yine buydu. bir gelsen, bir daha gelebilsen evime, evimize... sadece bize ait olan yere.

take me out tonight
where there's music and there's people
and they're young and alive
driving in your car
i never never want to go home
because i haven't got one
anymore

take me out tonight
because i want to see people and i
want to see life
driving in your car
oh, please don't drop me home
because it's not my home, it's their
home, and i'm welcome no more

and if a double-decker bus
crashes into us
to die by your side
is such a heavenly way to die
and if a ten-ton truck
kills the both of us
to die by your side
well, the pleasure - the privilege is mine

take me out tonight
take me anywhere, i don't care
i don't care, i don't care
and in the darkened underpass
i thought oh god, my chance has come at last
(but then a strange fear gripped me and i
just couldn't ask)

take me out tonight
oh, take me anywhere, i don't care
i don't care, i don't care
driving in your car
i never never want to go home
because i haven't got one, da ...
oh, i haven't got one

and if a double-decker bus
crashes into us
to die by your side
is such a heavenly way to die
and if a ten-ton truck
kills the both of us
to die by your side
well, the pleasure - the privilege is mine

oh, there is a light that never goes out
there is a light that never goes out
there is a light that never goes out

16 Ekim 2011 Pazar

10 gün sonra

bu esnada her şey zor ilerledi. çok zor, hepsini anlatamam. anlatmam da. bazı olanları belki yıllar sonra anlatabilirim. onda da çok bilinçsiz olmam lazım. bu da zor bir durum benim için.

cuma anne geldi. gittim, aldım onu havaalanından. sonra cumartesi imza atıldı, pazar temizlik vardı. pazartesi eve taşındık. eşyalar geldi, gedikler kapatıldı, düzene geçildi. geçildi sayılır. internet varsa düzen vardır orda.

daha kolay olabilirdi. günlerce ağrımadık noktam kalmadı. hem yine daha kolay olabilirdi. olamayacağını biliyorum.

15 Ekim 2011 Cumartesi

bir şey olacağı yok ama insan bekliyor işte

gözyaşların kurumuştu
hem de hiç ağlamadan
karşılıklı unutmuştuk
hem de hiç unutmadan

hep seni hatırlatır
her cama çarptığında
sırılsıklamdık yağmurda
galata’da rıhtımda

ne yazık, demiştin
sevgi yok hiç gözlerinde
yıldızların altında
boş ver demiştin, konuşma
galata’da rıhtımda

yağmur yağdı bütün gece
damlalar penceremde
bir şey olacağı yok ama
insan bekliyor…bekliyor işte.

hep seni hatırlatır
her cama çarptığında
sırılsıklamdık yağmurda
galata’da rıhtımda

ne yazık, demiştin
sevgi yok hiç gözlerinde
yıldızların altında
boş ver demiştin, konuşma
galata’da rıhtımda

ne yazık, demiştin
sevgi yok hiç gözlerinde
yıldızların altında
boş ver demiştin, konuşma
galata’da rıhtımda

6 Ekim 2011 Perşembe

Yeni Ev, Yeni Umutlar

Taşınma sürecim yarın gece itibariyle başlıyor. Birkaç güne yepyeni bir evim, yepyeni bir hayatım olacak. Şu ana kadar istediğim yalnız yaşama, barbar hayatını gerçekleştirebilirim. Umarım her şey yolunda gider.

3 Ekim 2011 Pazartesi

acıbadem

umut burada bitmez. asla bitmez.

2 Ekim 2011 Pazar

korku filmi gerçekleri

foursquare