Hürriyet

28 Kasım 2011 Pazartesi

Bırak Zaman Aksın

'güneyin masum bir sahil evinde, aynı kırgın dalgayla terkedilmişken, lütfen bırak tepinsinler üstümde... bunu çoktan hakettim'

99 yılında piyasaya çıkan mvö albümü bu. mvö'nün çocukluktan çıkıp, bana kalırsa da ergenliğinin şarkısıdır. ben bunu dinlediğim zamanlarda da 03-04 yıllarını yaşıyorduk. tam bir 15-16 yaş havası vardı üzerimde. ama karşımda ki onu anlayabilecek kalibrede değildi. 2012'ye gelirken, ben de 24 yaşından zaman alırken bunu tekrar tekrar dinleyebileceğim bir şans verdi hayat bana. ve ben bu şansı tam 2.5 yıldır değerlendirmeye çalışıyorum, elimden gelenin en iyisini yaparak. zaten karşımda ki de bana beni daha iyi şeyler yapmam konusunda hiçbir şey yapmadan zorluyor.

harun'un sesinin çocuk olduğu zamanları hatırlıyorum. sonra kendime bakıyorum.

yıllarca mucize beklediğim zamanları anımsıyorum. her şeyin bir sonu olacağını, filmimin mutlu sonla biteceğini hayal ederdim. şimdi;

'...and if a double-decker bus crashes into us to die by your side
such a heavenly way to die'

yaşamak varken seninle ama, daha başka bir his bu tabi. anlatamam. ama gözlerimden anlarsın. tabi kendi güzel gözlerini biraz açman gerekebilir bunun için :)

'mutfakta çıplak ayak sesin, huzur mu bu mucize arzusu...'

şu hayatta beni mucizeye inandıran tek şeysin. hatırlasana bizim başlama eşiğimizde benim ve benden dolayı senin yaşadıklarını.

tam da o zaman redd çıkıp

'seni buldum arıyordum kaybetmem bir daha'

demişti. sen de bana sormuştun, nasıl bu kadar soft dinleyebiliyorsun diye. daha sertini dinlemem ki ben. ama senin fısıltılarını dinlerim. dinledim de hep.

yolum senin yolun olsun, gelişim olsun, dönüşüm olmasın kadifeli gelinim.

2.5 senemiz oldu. 10 katı, 100 katı, 1000 katı olsun. hepsini kutlayalım. çocuklarımız ve torunlarımızla beraber. yarı bilimkurgularda olduğu gibi, uzun yaşayalım. beraber çok uzun yaşayalım.

nice 1000 günlere sevgilim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder