Hürriyet

17 Aralık 2011 Cumartesi

gemileri yakmak

'endülüs yalnızca gemileri yakana aittir.'

tarık bin ziyad gemilerini yakarken, kendisinden 1000 sene sonra yaşayacak insanların ne derece hayatını değiştireceğini kestiremiyordu herhalde. ya da birilerinin hayalleri için çocukluğuna dair her şeyi öldürmesini beklemezdi. ama oluyor. hayat bu, böyle yani.

çocukluğunu, kocaman adamlığını yaşadığın evde 48 saat bile bıraktırmaz sana gerçek dünya. ben ne zaman benim bilinçaltıma insem, bir şeyler tutup tekrar vuruyor gerçekleri suratıma. mutluyum evimde, işimde, beraber bütün haftayı geçirdiğim insanlardan çok mutluyum. ama... işte aması var. insan her sevdiği şeyi getiremiyor yanında. biraz ordan, biraz burdan toplayınca hayatında sevdiklerini parça parça kalıyor. ne gidiyor, ne kalıyor. 24 saat sonra tekrar istanbul'dayım. daha görmek istediğim çok kişi vardı burada. daha bu evde kalıp çok şey yapmak isterdim. tek tek her milimetresini çok özlüyorum. evden ayrılmak istemiyorum. daha yaşanacak çok şey var gibi geliyor. ama hayır. sonra işte olmuyor.

rüzgarsız uçuyordum kanatlarım yorulmuştu
küçük gözlerimle ne güzel düşler kurmuştum
ben büyürken sanki dünya küçülüyordu
renklendikçe hayat gözlerimi yoruyordu
gürültüler içinde sesimi duyan yoktu
beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş kafeslerle

küçük bir çocukken uçmayı isterdim
ben hayal kurdukça biri bozuyor sanki hala

yüksek gökdelenler yapraksız ağaçlardı
bir aşkın gölgesinde hayal kuran var mı?
beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş kafesler
kalmadı mevsimler, göçecek başka şehirler
havada süzülüyordum yoktu konacak bir kader
beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş tüfeklerle

küçük bir çocukken uçmayı isterdim
ben hayal kurdukça biri bozuyor sanki hala

insan nasıl yaşar bu kadar dalgınlıkla, ikilemle, parçalanmayla bilemiyorum. nereye kadar dayanır ya da bilemiyorum. ama ama işte... keşke kimse hatırlamasa beni, kimse özlemese. kimseyi hatırlamasam, kimseyi özlemesem. daha kolay bir çözümü var mı bunun bilmiyorum. hayat kariyerim hep bir şeyleri özlemekle geçti. ben bunaldım, krizlerime çare bir şey bulamıyorum. çok sıkıldım. keşke alsam sizi yanıma, götürsem. olmuyor. maalesef.

vasiyetimdir:
dalgınlığınıza gelmek istiyorum
ve kaybolmak o dalgınlıkta"

~ didem madak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder