Hürriyet

27 Şubat 2012 Pazartesi

Hasret

uyku girmedi gözüme
yine dün gece
seni düşündüm
ay ışığı
sardı kenti bütün gece
üşüdüm
seni düşündüm

al götür beni
sar ısıt beni
yağmurunda ıslandığımız
yollarında yürüdüğümüz
ılık rüzgarları
deniz kokan kente

ben burada
sen orada
hasret bitmez
büyür sevda

İzmir'e de, sevgiliye de...

17 Şubat 2012 Cuma

Kar ya da Kaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaarrrrr

Evin dışında var bundan şu anda. Siz bıkmış olabilirsiniz ama bilmeniz gereken bir şey var ki; güneyde kar denen zımbırtıdan yok. Ondan dolayı mesela hayatının belirli bir yaşına gelmiş, kemale ermiş olanlar var ki hala kar görmemişlerdir.

Ben de çok istemiştim. Dillere destan kara yetişememe durumlarım oldu bundan önce. Mesela İstanbul'a İstanbul'da son günümdeyim. Avrupa'dan Anadolu'ya geçtim. Bir haber geldi, kar başlamış batıda. 'Neyse' dedim, evden çıkarken terminale doğru gitmek için Anadolu'da başlamış kar haberi geldi. 'Ya sabır' çektim. En nihayetinde terminaldeyken kar evin oluduğu yere yağmıştı. Tabii ki feribottayken de İstanbul kara teslim olmuştu. Bu hadise olalı 3 sene oluyor.

7 ay önce geldiğim zaman kar sordum herkese, 'yeaaani' dediler. Bir de mantıklı açıklama yaptılar vay efendim sera etkisiymiş falan filan. Olm bir aydır ne biçim yağıyor lan bu? Aklı almaz insanın.

Ben çok istedim oldu. Vallahi oldu lan?!

2 Şubat 2012 Perşembe

27 Ocak- 1 Şubat

Anlatanlar hep derdi ki; dışarısı bembeyazdı ve biz içeride çay içiyorduk.

Bunu İzmir'de büyüyen birine ne zaman anlatsalar, anlamsız gelirdi. Yani işte yazıya dökünce -saymadım ama- herhalde bir 30 vuruşa denk gelen, tamamı boşluktan ibaret bir cümle.

24 yaşında ben bunu yaşadım. Her yerde, her an bu bir haftaya yakın süre boyunca. Kar topu da attım, kar da kaymasın insanlar diye onları da tuttum. Merdivenlerden çıkarken düşe de yazdım. Sonra yarım gün izin almaları da yaşadım. Önceki haftalarda da yine bir karlı günde İstanbul trafiğinde hızlı düşünüp, seri bir şeyler yaparak eve varmayı da başardım. Oldu da oldu yani işte. Gerçi bu sadece daha başlangıç. Ama en eğlencelisi neredeyse bütün ofisin gözü önünde karlarla oynamamdı. Neyse ki aklımın hala yerinde olduğunu bilen başka İzmirliler de vardı. Hala günlük hayata adapteyim yani.

İyi zamanlar geçirdik yani. Zeytinyağımız bile dondu daha ne?