Hürriyet

2 Şubat 2012 Perşembe

27 Ocak- 1 Şubat

Anlatanlar hep derdi ki; dışarısı bembeyazdı ve biz içeride çay içiyorduk.

Bunu İzmir'de büyüyen birine ne zaman anlatsalar, anlamsız gelirdi. Yani işte yazıya dökünce -saymadım ama- herhalde bir 30 vuruşa denk gelen, tamamı boşluktan ibaret bir cümle.

24 yaşında ben bunu yaşadım. Her yerde, her an bu bir haftaya yakın süre boyunca. Kar topu da attım, kar da kaymasın insanlar diye onları da tuttum. Merdivenlerden çıkarken düşe de yazdım. Sonra yarım gün izin almaları da yaşadım. Önceki haftalarda da yine bir karlı günde İstanbul trafiğinde hızlı düşünüp, seri bir şeyler yaparak eve varmayı da başardım. Oldu da oldu yani işte. Gerçi bu sadece daha başlangıç. Ama en eğlencelisi neredeyse bütün ofisin gözü önünde karlarla oynamamdı. Neyse ki aklımın hala yerinde olduğunu bilen başka İzmirliler de vardı. Hala günlük hayata adapteyim yani.

İyi zamanlar geçirdik yani. Zeytinyağımız bile dondu daha ne?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder