Hürriyet

20 Haziran 2012 Çarşamba

Üşenme

Eğer üşengeçliği hakkında ciddi olsaydı hiç doğmayabilirdi. Böylece -muhtemelen her canlı gibi- kendisinden birkaç yaş küçük kardeşi ile aynı anda doğabilirdi. Heyhat, absürt komedi tadında bir senaryonun içinde bulunmadığımız için- maalesef- kendisi de yaklaşık 9 ay 10 gün sonunda ilke nefesini almıştı. 9 ay kısmından emin olmakla beraber, açıkçası 10 günlük süreçten şüphem var. Tüm o 10 günü tadını çıkara çıkara da yaşamış olabilir. Ama onu tanıdığım andan itibaren benim düşüncem 10 günden fazlasını, dolu dolu annesinin karnında geçirdiğine yönelikti. Neyse ki, bu kritik bilgiyi öğrenecek kadar hiç yakın olmamıştık. Sadece birkaç kez metrobüse binmişliğimiz ve onda da damarlarında akan, aslında bana kalırsa plazma haline gelmiş ağır kandan ötürü ayakta kalmışlığımız var. Hatta nasıl desem, açıkçası o kadar yavaştı ki, aynı anda adım attığımızda bile aramıza birkaç kişi girerdi. Dediğim gibi, bence yine de üşengeçliği konusunda tüm dünyayı kandırabilecek kadar sağlam rol kestiğinden eminim. Hem öğrendiğim kadarıyla bu rolün alt yapısı da varmış. Üniversite yıllarına kadar geriye gidiyoruz en azından. Bizim için küçük, kendisi için büyük bir yolculuk bu, geriye doğru yaptığımız.