Hürriyet

2 Kasım 2012 Cuma

Özbek

1991 yazında bizimkilerin, "çocuklar bahçe içinde büyüsün, şehre(İzmir) bağlı kalmasınlar" fikrinden yola çıkarak buraya taşınmışlığımız var. Yaş 3 henüz. Hayal meyal ilk 2 gidişi hatırlıyorum. Biri evi görmek için gidiş. Diğeri de ne sikime gittiysem ev temizliğine giriş. Tabi yıl itibariyle tüm aile bireylerinde inanılmaz bir temizlik kudreti var.

Bir nesil Pınar'la büyürken, çok küçük bir kitlesi de Özbek'le büyüdü adeta. Mesela ben konuşmayı falan orada öğrendim. Alabildiğine, yerli yersiz pek çok bahçıvan gelirdi... Ve ebeveynlerim için ne şans ki, biricik evlatları ilk "domates" ve "patlıcan" kelimelerini telaffuz ederek büyüdü. 90'larda genelde orta direk aileler bulunurdu. Ve özal döneminin %100'e varan zamları ile geçici ekonomik refahları sebebiyle pek çok çocuk dolaşırdı Özbek'in Akkum beldesinde. Elini kolunu sallayan hemen herkesin bir çocuğa çarpıp ağlatacağını düşündüğümüz zaman, o kalabalığın ne denli büyük olduğunu tahayyül edebilirsiniz herhalde.

İşte bu anda Özal dönemi bebelerinin bile arasındaki talih-talihsizlik meydana çıkıyor. 80'lerin ilk yarısında doğanlar için yaz aşkları, diskolar, bilardo ve dahi sinema anlamına gelen Özbek; bu 80'lerin ikinci yarısında doğanlar için bol miktarda can sıkıntısı anlamına geliyordu. Neden? Çünkü müthiş ekonomik krizlerden birileri hep karlı çıkmış, ne şans ki bir Özbek Köyü komple boşalmıştı. Bu ikinci kategoride saydığım grubun ergenliğine denk gelen "boşalma" olayından dolayı, karşı cinsle düzgün iletişime giremedi kimse. Neticede kız başına bir futbol takımının düştüğü yıllardı o zamanlar. 15 yaşındayken çaresizlikten 23-24 yaşında kızlara yazılan, sonra da "a siktir ne yaptım ben" denilen senelerdi. Neyseki bir arkadaşım ekolü devreye girmişti bu olay yaşandığında. Gerçekten…

Bir de yerlilerin yazlıkçılara karşı tutumları çok göz yaşartıcıydı. Tam olarak mottoları, "kızlarınızı alırız, erkeklerinizi döveriz" biçiminde tam bir King Kongvari hareketlerle yaklaşan yerli grubu sebebiyle, biz etliye sütlüye bulaşmamayı tercih edenler gider dağlara çıkardı. Arkadaş, cep telefonlarının artık ergenlerin ellerinde dolaştığı ilk zamanları bi hatırlayın. Arkadaşın çeşme'de. Sen? Özbek'tesin. Ya kontrolsüzce dolaşan bir yerli, arkadaşını dövüyor ya da en büyük çılgınlığın Urla Pizza pizza'dan yemek söylemek oluyor. Evet gerçekten dağlara çıktık. Öğlen 1'de eline sopa, asa allah ne verdiyse alan 5-6 gencin dramı başladı işte bu dönemlerde. Kun Zamorano karşiimin de dediği gibi tek bir pide için 2,5-3 saat dağlar aşarak Çeşmealtı'na gidip, yarım saatte onu yiyip, aynı yolu teptiğimiz çok oldu. Gerçi benim diyen adamdan çok eğlenirdi o zamanlar. Hatta bir arkadaş Özbek'ten sevgili yapmıştı "her yerde eğlenebiliyor bunlar" diyerek.

Ben buradan ayrıldığımda 2005 yazıydı. Sonra sattık evi falan. Daha sikko bir yere taşındık. Çok şükür insan yok orada. Dağ da yok amk. Konu dışı gerçi bu…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder