Hürriyet

19 Ocak 2013 Cumartesi

Şans, Şanssızlık

Eğer Çeşme Otobanında direksiyonu titretecek kadar hızlı gidiyor olsaydım, günlerdir yaşadığım bunaltı geçebilirdi. Ama geçmiyor. Çünkü gökten yağdığı zaman bile bana bijon anahtarı, direksiyon veya stepne düşmüyor; başka bir şey düşüyor. Okuduğum kitaplarda tam da böyle zamanlarda ana karakterler birileriyle tanışırdı. Genellikle depresyon halin Gizli Ajans’ın Musa’sı olduğu için ve bir sevgilinin her şeyi değiştiremeyeceğinin farkında olduğum için, ben de günlerdir Şaban gibi asortik bir arkadaş bekliyorum. Bekliyorum ki bu ani çıkacak kişiye merak duyayım, tüm zehrimi, acımı atamasam da onun garip hareketlerini içimde yorumlamaya çalışırken nötrleyebileyim. Ama gördüğüm kadarıyla şansın faktörünün tüm birleşenleri bir kez daha bana karşı birleşmeyi uygun görmüş, yine beni geride bıraktı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder