Hürriyet

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Rövanşlarımız

Hayatın ivmesi aşağıya doğru kayarken, iyi şeylerden çok kötü şeyler akla geliyor.

Doğum günleri güzel değil, onlar felaketlerin sebebi olabiliyor ve düzenli olarak her pasta kesilişinde kağıt kesikleri atılıyor olabilir bir başkasının kalbine.

Doğum günleri, öncesi ve sonrasıyla fecaat sebebi olabilir. Ne zaman kapıdan yaka paça atılan bir kadın görsem, aslında başkasıdır gördüğüm. Atamam, yapamam.

"Doğumda elimi tutacak mısın?" diye soran bir kadına sadece öfkelenebilirim, o da -zaten zekasının hastasıyımdır- bi daha tekrarlamaz sorusunu. Çünkü böyleleri de var hayatta.

***

Demek istediğim, "ah siz kadınlar, yaparsınız ve karşınızdakinden bunun yasını tutmasını beklersiniz."

Oysa yüzyıllardan 21. yüzyıl ve zaten sevilmeyi sadece romanlardan öğrendik. Büyük savaşlar görmemenin bedelini, o savaşları içimizde yaşayarak ödüyoruz. Çoğumuz, bir kısmımız en azından.

Demek istediğim, saklayın kendinizi sağlam bir rövanş için. Çünkü aşk bitince geriye bir şey kalmadığına tanık olacaksınız.

Ve biz bunu zaten demiştik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder