Hürriyet

15 Temmuz 2014 Salı

İyi mi?



Şef, bundan bir sene önce “ah biz kadınlar, yaparız ve karşımızdakinin bunun yasını tutmasını bekleriz” demişti. 

İster inanın, ister inanmayın (bana hep küçük gelse de) o zaman 19 yaşında olan Şef’in öngörüleri pek çok şeyden daha kuvvetli. Pek çok kadının zinhar kabul edemeyeceği ilgi hastalığının sonucu veya başı, ya da neresi olursa olsun bir yeri bu cümlenin içinde gizli. 

Tüm bunların üzerinden bir sene geçti. 365 gün diye andığımız zaman daha uzun gibi görünüyor değil mi? Kendimizi kandırmayalım bence. Çünkü ortada bir geyik de yok. Geçen sene ne olmuş sorusuna cevap aradığım zaman durum bundan daha trajik, ama konuları ele alışım daha fantastikmiş. Yani bazı şeyler bir yerden sonra sen oluyor-muş. Bunu nasıl mı anlıyoruz? Bir insanı tanımak için bir kez bir olayı yaşamak yeter. Mesela tamamen alakasız bir örnek üzerinden gidelim, bir insan kedi seviyorsa, her gün “kedi sever misin?” diye sormanın mantığı yoktur. IQ skalasında Avrupa’nın diplerinde halay çektiğimiz için maalesef bir önceki cümlenin mantığının sorgulanmaması da anlamsız gelmiyor bize.

Mesela geçen sene 15 Temmuz akşamında alelacele izin almıştım. İzin almak, bir pazartesi günü yapılabilecek en anlamlı şey bence. Bunun sorgulanması yasaklanmalı. 

***
Çok basit tanım yapacağım. Sanat ve blog belli ki benim için değil. 

Alınganlığı, tekrar tekrar sevdiğim/sevmediğim şeyleri anlatmayı, iletişimsizliği (evet yeteri kadar tanıdığın zaman karşında telepatik güçlerin oluyor, olmasa bile telepatik sanıyorsun bunu. Hem yeteri kadar vakit geçirdiğin biriyle neden böyle bir bağın olmasın ki? Salakça nereden baksan), lüzumsuz kaprisleri sevmiyorum. Tarık bin Ziyad derken çok samimiyimdir. Highlander’da da bir cümle vardı; “savaştan nefret ediyor olmam savaşamayacağım anlamına gelmez.” Sevmediğin şeyden sonsuza dek kaçamazsın. Bazen sevmediğin şeyi yapmak zorunda kalırsın. Bazen daha basit işler hayat, sevmediğin "şey" olursun.

Veya Rhett Butler’ı hatırlamalı hemen her kadın. 

Ve gereken her şey yapılacaktır.

Umarım bu tandansta ve bu saadetsizlikte son yazışımdır bu benim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder