Hürriyet

22 Eylül 2014 Pazartesi

Bu benim ekinoksum.

Yarın hayatımın son dönüm gününün birinci yılı. Yarın gecenin gündüzle eşitleneceği tek eylül günü. Yarın bu sene için herhangi bir Salı günü. Ve yarın önceki senenin yarınının herhangi bir pazartesi olmaktan çıkmasının da birinci yılı.

İnsan zevk olsun diye acı çektiği şeylere bakıyor dönem dönem. Bilhassa yıl dönümlerinde zıplıyor bakınma. Yarın olacak ve üzerinden 365 günü alacağız; o zaman yine bulunduğum yerde duruyor olacağım. Toplantı odasında, bir akli dengesi kayık kadının yaptığım işten sorumlu olmasının acısını yaşıyor olacağım. “Bana haber ver” dedikten sonra “ay her şeyi ben yapıyorum” tribinin neticelenmesine bakacağım. Merkür’ün geri gitmesinden daha büyük felaket varsa, o da benim geri gitmem. Ve en son 2013 yılının 8 ayında geri gittim. Böyle bir felaketi bir başka insan yaşamamıştır!

Ekinoks demek gece ve gündüzün eşitlenmesi. Bir sene önce ve sonraya baktığımız zaman eskiden var olanların artık olmaması, eskiden olanların artık olması ve hemen her şeyin dengelenmesi de demek. 2014 yılı için bu anlama geliyor en azından.



10 Eylül 2014 Çarşamba

Başkalarının ekinoksuna doğru

Bir Salı gecesi, çarşambaya bağlanan sarhoşların gülüşleriyle çınlıyor. Ağustos her zaman hızlı geçiyor ve gözlerimizi açtığımız zaman kendimizi ekimde buluyoruz. Bu durumda ister istemez havalar serinliyor ve yatarken çorap giymemiz gerektiğini hatırlıyoruz. Hatırlamazsak karın ağrılarıyla uyandığımız pazartesi sabahları oluyor ve bu bizim için zor saatlerin başlayacağını anlatıyor.

Her şey doğal seyrinde ilerliyor kısaca. Ve uzunca anlatılması imkansız bir biyografi haline geliyor. Otobiyografileri sevmiyorum. Hafta içi yoldan kahkaha atarak geçen sarhoşları da sevmiyorum. Zaten uykum gelmiyor. Uykumun gelmemesini de sevmiyorum. P ise Q yani.

Tek tek yeniyoruz düşmanlarımızı. Bazılarını uzaklaştırıyoruz, geri gelip yeniyoruz. Düşmanın en kötüsü eskiden en yakının olan oluyor. Bu biraz şapşallaştırıyor ama bu konuda profesyonelliğimiz de şafak ağartıcı. Bunların da altından kalkıyoruz. Her şey olması gerektiği gibi gidiyor.

Bu dünyayı sadece vicdanı rahat olanlar taşıyabilir.


Geri kalan sadece sürünür. 

1>1000

Önce çok yavaşladı, sonra çok hızlandı. Şimdi eylül ayını nasıl ortaladık bilemedim ben.

Bir musibet, öldürmediği sürece hep daha iyidir.