Hürriyet

10 Eylül 2014 Çarşamba

Başkalarının ekinoksuna doğru

Bir Salı gecesi, çarşambaya bağlanan sarhoşların gülüşleriyle çınlıyor. Ağustos her zaman hızlı geçiyor ve gözlerimizi açtığımız zaman kendimizi ekimde buluyoruz. Bu durumda ister istemez havalar serinliyor ve yatarken çorap giymemiz gerektiğini hatırlıyoruz. Hatırlamazsak karın ağrılarıyla uyandığımız pazartesi sabahları oluyor ve bu bizim için zor saatlerin başlayacağını anlatıyor.

Her şey doğal seyrinde ilerliyor kısaca. Ve uzunca anlatılması imkansız bir biyografi haline geliyor. Otobiyografileri sevmiyorum. Hafta içi yoldan kahkaha atarak geçen sarhoşları da sevmiyorum. Zaten uykum gelmiyor. Uykumun gelmemesini de sevmiyorum. P ise Q yani.

Tek tek yeniyoruz düşmanlarımızı. Bazılarını uzaklaştırıyoruz, geri gelip yeniyoruz. Düşmanın en kötüsü eskiden en yakının olan oluyor. Bu biraz şapşallaştırıyor ama bu konuda profesyonelliğimiz de şafak ağartıcı. Bunların da altından kalkıyoruz. Her şey olması gerektiği gibi gidiyor.

Bu dünyayı sadece vicdanı rahat olanlar taşıyabilir.


Geri kalan sadece sürünür. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder