Hürriyet

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Biz Kazanacağız

Ben çok yoruldum son yıllarda. Öğrencilik-iş periyoduyla başlayan bir dönem oldu beni yoran. Yaklaşık olarak 2 yıldır bu böyle.

Ocak 2014'te, Nefaset'te Emek ve bir başka birine "ben okula dönüş yapacağım" demiştim. Dediğimi yaptım. Part time öğrenci, full time çalışan. Ya da bazen tam tersi oldu.

Sonra bürokrasiyle uğraştım. Hem okulun, hem devletin bürokrasisiyle. Onları da geçtim.

Biliyorsunuz, mezun oldum.

Ama hep çift hayat yaşadım bunlar gerçekleşirken.

Bir korkum vardı, o gerçekleşti. Mukadderat tabi.

Şimdi,  şubattan beri, valla ne yalan söyleyeyim "hayatta böyle güzel insanlar da varmış" diyebildiğim bir hayatı yaşıyordum. Elbette hainler her yerde. Elbette yalancılar, iki yüzlüler her yerde.

Biri görmeliydi, biri bilmeliydi. Gördüler, ama elden öyle bir şey gelmedi ki...

Üzücü oldu.

Ekip çok önemli. Sırtını dayayacak insanlar çok önemli. Eskiden sırtımızda hançerli hain vardı. Sonra sırt geldi. Şimdi boşta kaldı.

Ben insanları motive etmek haricinde gazlamayı sevmem. Örnek insanımdır hatta bu konuda. O derece iddialıyım. Çok dillendirmedim ama şu cümleyi kurduğum günü hatırladım. "Kimse dostumuz, arkadaşımız değil." Özellikle iş yerinde. Bunu ben teoride elbette biliyordum. Ama geçen son haftada bazı şeyler kafama mıhlandı. Eğer son hadise olmasaydı ben biliyorum ki, daha agresif olacaktık kendi işimiz gücümüzde. Maalesef olmadı. Herkes üzüldü belki ama olanı değiştirmek için bir şey yapmadılar. Kaybetmeyi haketmek bambaşka bir tercih olsa gerek sanırım. Onlar kaybetti. Ama biz kazanacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder