Hürriyet

28 Temmuz 2016 Perşembe

Temmuz böyle biter

Bir süredir zaten depresyon öncesi belirtileri yaşıyorum. Gözler de düşmeye başladı biraz. Sıkıldım da çünkü kafamı kaldırdığımda görmüyorum artık çoğu yaşayan organizmayı. Sıkılmaya zaman bulursam haber edicem. Ama sıkıldım. Tutarsızlıktan gebericem. Biraz eğlenmek istiyorum sadece.

Random cümlelerle bugünleri özetliyorum. Ama her şeyin özetini en güzel cenaze marşı özetliyor.


Addio.

23 Temmuz 2016 Cumartesi

23

"... Kozmos frene basış. Güneş uçuş. Dünya duruş.
Taş kesilmiş yumruklarla, ben içinde yaşadığım bulaşık akvaryumu kırış." (Müntekim Gıcırbey, Korkma Ben Varım)

Keşke yalnızca mutlu yıllar dileyebilseydim. Evren aniden frene basmasaydı. 

15 Temmuz 2016 Cuma

Rutinler

Her temmuz ben İzmir'den ayrılırım -kalıcı olarak, şimdilik 5 tamamlandı en azından-, Didem Madak ölür, az sevdiğim şiir türü eksik kalır, ayın 12si olur -bunun da beşinci yılı- ve ben her 11-13 temmuzda hatırlarım bu saçma diyebileceğim anıyı.

Maalesef olayları öncesinde ve sonrasında hatırlıyorum.

Temmuz daha çok şeye gebe tabi. Ağustos gelmeden temmuz bitmez...

Ve tabi birileri badi parmağına kuş konma hayalini melodik söylese haziran 95'i hatırlarım, uzun uzun yolculukları ve Istanbul'a basan seli. Atv binasına su basmasını falan. Dolayısıyla en güzel anlar badi parmaklara konan kuşlarla sona erer.

Tabi bu başka bir hikayenin konusu