Hürriyet

23 Ağustos 2016 Salı

Takvimlerden haberin var mı?

Son defanın üzerinden tam 365 gün geçmişken, rüyamda astral bir sıkıntının çözümü için benimle hareket etmiş olman, benim için Bornova'ya gelecek olman ne güzel şey. Üstelik hemen her şeyin sonunu ben biliyorken...

İnsan geçmişine dair güneşli günleri de, loş odaları da unutmuyor. Yalnız sevilenler/ özlenenler böyle detaylı hatırlanabilir.


18 Ağustos 2016 Perşembe

2017 Mayıs

Öğleden sonra İzmir'e gidiyorum. Tabii daha fazla deniz olan yerlerde olmak vardı, buna mukabil kaçırılan her büyük balığın muadili semtimizin güzeli olduğu için, içim rahat.

Geçmişimiz geleceğimiz, kaybettiğimiz her şeyimizsin.

Duygulanmak için, moda girmek için çok fazla erken bir saat. Ama akla düştüğü zaman çekilen bunca acıyı göz pınarlarında hissetmemek mümkün değil.

O kupayı Güzelyalı sahiline getirin mayıs başında.

yaşarken gömdünüz hepimizi suçumuz bu semti sevmek mi
göztepe'lilik zorda kaçmak değil ki,sevmek yalnız cefa çemek mi ?
sevmek yalnız cefa çekmek mi_

üzülme yali çeker cefayı bu kalpler hep susuz kaldı
niyetim aşkımı anlatmaktı gizli gizli ağlamamaktı
gizli gizli ağlamamaktı

ağladım bu akşam sevgin ile güzelyali sahillerinde
bir anda gözüm kaydı kulübe
göz göz çektim kendi kendime
göz göz çektim kendi kendime

korkmayın güvenin kendinize layık olun göztepe'mize
bu taraftar sizle gider ölüme haydi bastır şanlı göztepe
haydi bastır şanlı göztepe

seninle gideriz cehenneme sarıyla kırmızı rengine
bu kalpler yanlızca seni sever
haydi bastır şanlı göztepe
haydi bastır şanlı göztepe




3 Ağustos 2016 Çarşamba

3

Teknik olarak hep böyle olması gerekmiyor. Ama hep böyle oluyor. Pratik, tekniğe ağır geliyor.

Eve gitmek zul şimdi, sinemaya gideyim bari.


Bi şeyleri değiştirmem gerekiyormuş. Bunu gördüm. Bunu geçen sene sarhoşken paylaşmıştım. Şu anda öyle değilim. .180 derecenin tam tersindeyim. Ve fikrim değişmedi. Hala durumlar aynı.

Bir an evvel kurtulmalı sosyal prangalardan.

update geldi: sorun ne anlıyorum. her şey malum sendromdan kaynaklı. o iş bitti, kendime geldim. 4 ağustostan merhaba.

2 Ağustos 2016 Salı

#28

Bugün değil, yarın bu tabi. Genelde her sene 3 Ağustos'u kutluyoruz biz. Gerçi bizin sayısı çok değişken oluyor her sene. Ama bir şekilde biz olunabiliyor sanırım. Bizim nesil biraz böyle; sirkülasyonu müthiş fazla. 

Aslında 2 haftadır apaçık kötü bir süreç öncesindeyim. Dolayısıyla çok net, kesin düşündüğümü/davrandığımı söylemem mümkün değil. Oysa dün akşam bambaşka bir yere giderek ilk neşteri vurabilecektim. Hayatın rasyonel kısımlarını yoluna koyabiliyorum. Sonuçta mantık çok önemli. Dibine kadar önemli. Zaten o olmasa baya rezalet çıkmıştı hayatımda bence. Ama işin ruhani falan kısımları var, o biraz sekerek ilerliyor bu aralar. Çok fazla boş zamanım olduğunu hissetmiyorum. Üstelik uzak kalmışlık var hayatıma. Sosyal çevreme. Ha, o sosyal çevreye dokunduğum zaman keyif alıyorum doğru, ama uzaklık... ama mesafeler... 

Her neyse, kendime vuracağım ilk ruhani neşter planımın sabahını bir adet Nejat Biyediç belgeseli, bir adet L'pool- Roma maçı izlemiş halde çıkardım. Tabi arada envai çeşit manzarasal faaliyetler. Sonuç itibariyle uyumadım ve oldukça ama oldukça yorgun bir insan olarak yeni güne evriliyorum. 

Tabi, 27. yaşımın son gününü henüz devirmemişken çok büyük konuşmak istemiyorum. Sonuçta herkes bilir ki bu yaş son derece riskli bir yaştır ve bu yaşı atlatanlar -bi şekilde- efsane olamaz. 

En büyük hayalim, bir sene yılbaşına yalnız başına girmekti. O iş bundan sonra yaş herhalde. Belli de olmaz tabi. Kalıcı yalnızlık tercih ettiğim bir şey değil; tercih edilmiş yalnızlık kalıcı bi şey benim nezdimde. Ama doğumgünü yalnızlığı bence bambaşka sıkıcı bir durum. Belki fazla anlam yüklüyorumdur. Bu da olabilir ama hatırlanmak güzel bu hayatta. 

En son buna benzer bir çılgın sendromu 10 yıl önce yaşamıştım; reşit olacağım gün. Sonra Eylül ve bir ablası Alsancak'a çağırmıştı. Zor günlerdi mirim. Çok zor günlerdi. Neyse ki o günler bitti. Bakalım, göreceğiz. Kutlu, mutlu olsun.