Hürriyet

27 Ekim 2017 Cuma

En azından hayattayız

Bu aralar pek bir evlilik mevzusu dönüyor etrafta. İçten içe öykünürken farklı sebeplerden ötürü "herkes evleniyor" varoşluğu yapmayacağım helbet, hatta hayatımda sanki bir an biraz bu fikre ılındığımı hissetmiştim ki, tam zamanında gelen yeni bilgilerle verilmiş sadakam olduğunu düşünmeye başladım.

Evliliğin "bir süredir beraberse ve birlikte yaşanıyorsa" mantıklı olması gibi bir urun hayatımdan çıktığı günlerdeyim.

Yoo dostum, evlilik düpedüz birey sikertmeymiş, aile tatminiymiş ve hatta karşı ailenin tatminiymiş. En aklı selim, "ilişkisinde kesin donuk-mekanik olur bu" dediğimiz insanların bile hayatını -en azından geleceğini- kaybettiği-bunu seçtiği- bir durummuş. Duyduklarımı aktaramıyorum, bildiklerimi dile getiremiyorum.

Hepimiz en nihayetinde yalnızız. Bu gerçeği evlilik sanrısıyla legal yollarla değiş tokuş etmek sanrıların en büyüğü olsa gerek. Marifet bu değil belki ama, yalnız ölmekten korkmuyorum. Korkmayacağım. Duygusal bir şeyler bekleme konusunda, haha evet 5 yıl önceyle aynı düşünmüyorum. Tercihim duygusal birliktelik olur tabi. İşteş olarak duygusal tabi. Sonuçta gözüne bakınca hiçbir şey görmediğin insanla zaman geçirmenin anlamsız olduğu konusunda hemfikirizdir. Bilemiyorum, önümüzü görmemiz lazım artık. 30 değilsek bile o yaşa yaklaştık ve kıyıyı bulmak lazım. Kolay gelsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder