Hürriyet

9 Mayıs 2018 Çarşamba

karahindiba

ben zaten biliyordum bunun böyle olacağını. ta en başında o zamanlar arkadaşım olan birine söylemiştim böyle hissediyorum diye. o sırada, benimki, lise arkadaşlarının evinde karanlıkta rakı yapıyordu. böyle hatırlıyorum o akşamı.

ben biliyordum ama, ben en iyisi olsaydım da böyle olacaktı. uçacaktım, kaçacaktım sonunda aşkı hissedecektim. sonra o benim elimden kaçacaktı. gidecekti. karahindiba gibi oldu. tek üfürükle. iş ki ben kanser olmasaydım ve hakkını vererek ölseydim en azından. ölümün bile hakkını veremiyorum, ben kimim ki sıla'yı seveyim. ben kimim ki onunla bir ev kurayım. ölü derilerine, dökülen saçlarına yamuk dudaklarına vurulduğum.

moğollar evimi bastı, sılamı kaçırdılar, çadırlarımı yaktılar, kadınlarımı-çocuklarımı ve erkeklerimi katlettiler. medeniyetim kül oldu. tüterken çadırlarım, bunlar gittiler. medeniyetimin son kalıntısı, olur ya kalmıştır, üzerime bir de meteor düştü. yokum. yaşamıyorum. direnemiyorum.

hayat böyle, bir felaket gelince hepsi üst üste geliyor. artık her hayalimin sonunda sıla gidiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder