Hürriyet

17 Haziran 2018 Pazar

JJJ

Yapacak daha iyi işlerim yok muydu? Vardı. Aslında hepsine tek tek niyet ettim. Sonra kronolojik  sırayla bıraktım yine. Bunu uzun uzun anlatabilirdim ama kestirmeden gideyim. Kitaba başladım, bıraktım, Brezilya-İsviçre maçı ilk yarısı zaten çok sıkıcıydı. Biraz sohbet muhabbet Burakla dedikten sonra, dün gece madem uyuyamadım bence uyumam lazım dedim. Ama sonra araya Jay Jay Johanson girdi. Nereden çıktı bilemiyorum.

Bu gece biraz yorgun bir gece. DNA'nın "Hayatın anlamı"nda yer alıyor olsa bu gece İpekyolu tarafından tam olarak karşılanırdı. Biraz bitik, ama aslında eskiden değerliydi. Biraz yorgun, dingin, heyecandan çok uzak. Çünkü binlerce yıldır yaşanıyormuş gibi bir gece. Galakside çok üzerinden geçilmiş olanlardan, kitlesel dejavulardan.

Dünyanın en yüce canlısı değilim, aslında öyle olmadığımı herkesin bilmesine rağmen son dönemlerde sanki öyleymişim, bencilmişim gibi ithamlar yedim. Sadece fazla keyfi yerinde olan bir insanım. Üzülmeyi, sıkılmayı çok da abartmadan kendi kendime hallediyorum. Ama bazı geceler bu konuda çok destek olmuyor. Bu bağlamda, benim gibilerin üzülmesi demek hikayenin düğüm kısmının gerçek anlamda arapsaçına dönüyor olması anlamına geliyor. Üstelik benim yerime kimse daha olumlu bakmıyor olaylara. Hala sorunlara çözüm arıyorum, oysa sorunlar çok geride kaldı ve belli ki geçmişe yolculuk etmediğim sürece orada sabit kalacaklar.

Jay Jay Johanson tam olarak bu anda girdi geceme.


Her şeyiyle ama özellikle diyorum, her şeyiyle son 1 seneyi anlatırken göz ardı etmek çok kolay olmazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder