Geri Dönüş
Deniz Baykal nasıl bir adamsa artık, kendisi hakkında çiziktirdiğim son yazıdan sonra bir daha blod dolduracak halim kalmadı. Şaka bir yana, vaktim de olmadı pek. Aslında şu anda da vaktim yok, yapmamalıydım bu kaçamağı. Ama yazmak lazım. Daha çok yazmam lazım. Finaller uzun bir zaman diliminde geçti. Takvim üzerinde 10 gün gibi görünse de, ömrümden çok daha uzun bir zaman çaldı. Sonra ben ne yaptım? Sanki haftalardır tatil yapabiliyormuşum gibi, her şey bittiği anda geldim İstanbul'a. Taşı toprağı altındır İstanbul'un. Yeşilçam bize böyle öğretti burayı. Yani yerini yurdunu bırakan şanslı olacaktı. Hani uğraşmaya gerek yoktu. Eh biraz da çakal oldun mu, mankenler sevgililerin, iş adamları da golf arkadaşların olacaktı. Yok, zengin olma hayalleriyle gelmedi kimse buraya aslında. Yeşilçam bize dediki, buraya gelen başlık parası için gelir. İnandırıcı mı? Başlık mı kaldı, yada o parayı toplama derdinde miyim? Sanmıyorum. En azından sevdiğim kızın babası bu fikriyatta değil. O zam...