Bugün değil, yarın bu tabi. Genelde her sene 3 Ağustos'u kutluyoruz biz. Gerçi bizin sayısı çok değişken oluyor her sene. Ama bir şekilde biz olunabiliyor sanırım. Bizim nesil biraz böyle; sirkülasyonu müthiş fazla. Aslında 2 haftadır apaçık kötü bir süreç öncesindeyim. Dolayısıyla çok net, kesin düşündüğümü/davrandığımı söylemem mümkün değil. Oysa dün akşam bambaşka bir yere giderek ilk neşteri vurabilecektim. Hayatın rasyonel kısımlarını yoluna koyabiliyorum. Sonuçta mantık çok önemli. Dibine kadar önemli. Zaten o olmasa baya rezalet çıkmıştı hayatımda bence. Ama işin ruhani falan kısımları var, o biraz sekerek ilerliyor bu aralar. Çok fazla boş zamanım olduğunu hissetmiyorum. Üstelik uzak kalmışlık var hayatıma. Sosyal çevreme. Ha, o sosyal çevreye dokunduğum zaman keyif alıyorum doğru, ama uzaklık... ama mesafeler... Her neyse, kendime vuracağım ilk ruhani neşter planımın sabahını bir adet Nejat Biyediç belgeseli, bir adet L'pool- Roma maçı izlemiş halde çıkardı...