Bir cuma gecesini daha yalnız geçiriyoruz dersek çok da yanlış konuşmuş olmayız. Azcık yanlış konuşmuş olabilirim ama. Zira önceki hafta, daha önceki hafta, çok daha önceki hafta cumaları gayet ev haricindeydik. Tabi üst üste birkaç gün boyunca evde durunca, şehir hala eylülü yaşarken ve saatler akşamı erken getirmeye başlamışken (henüz yeni) evde durmak aykırı bir hareketmiş gibi geliyor. Güzel havalara ihanet etmemeliyiz. Kış çok soğuk geçecek zira. Ancak, her kış kendi mucizesiyle beraber gelir tabi. Bunu bilen liseli değildir. Şaka. Yazın salınan, gevşetilen her ne varsa daha sıkı tutunca bakalım neler olacak. Onun için kış güzide bir mevsimimizdir. Ve tabii ki mevsimleri saymak gerekir. Sonbahar, kış, ilkbahar, yaz. İşte bunlar hep şairlere özgü minik ezberler olsa gerek. Yıl tablosuna baktığımız vakit ocak ayının çoğunlukla aralık ayından sonra ve şubat ayından önce geldiğini görmek çoğumuzu şaşırtmaz. Bence kasıtlı bir muhalefet söz konusu olmadığı halde, kimseyi şaşırtmaz ...