Kayıtlar

Aralık, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Pişmanlık

Bütün bir akşam boyunca uyuyunca ister istemez gecenin dördünde ayakta olabiliyor insan. Yeni yıl öncesinde hissedilen tüm telaş ve pişmanmlıklarla birlikte, kafayı allak bullak buluyor insan. Bende bu sefer daha fantastik bir kafa oldu. Anlatınca gülebilirsiniz, belki de yazılı edebiyatım o kadar başarılı olmadığından sadece '...Eee?' der geçer gidersiniz. Yine de deneyeceğim. 2002 yılında bu liselere girilen sınavlardan birien girmiştim. Alabildiğine anlamsız bir sınavdı ama. Hani sınav esnasında şu da yaşandı; yıl itibariyle 48 yıl sonra dünya kupasına katılmışız ve hepimiz neye güveniyoruz belirsiz bir şekilde kupayı bekliyoruz. İlk maçta da Brezilya'ya şanssız yenilmişiz, tam da sınav günü Kosta Rika ile hayati maça çıkıyoruz. Sınavın hangi saatine denk geliyor emin değilim ama, kafada kurgusunu yaptım, okul-ev arasındaki muhtemel mesafeyi dakikasına ve dahi saniyesine kadar hesapladım sınavda. Uygun zamanda eve gittim. Evet, o güne dair hatırladıklarım çok kabaca bunl...

Blog'da Yenilik Var

Bir şeyleri değiştirdik, takip ediyorsanız farkedersiniz yakında.

Bu Sefer Başlık Yok

Dün akşamdan itibaren haber sayfalarına düşmeye başladı ‘Emniyet müdürü göstericilerin arasında kaldı’ başlıklı haberler. Heberler de olabilir bu belki, ama onun kadar komik değil yaşananlar. Trajik kelimesi daha doğru olacaktır tanımlarken. Neyden bahsedildiğini anlamak için, hadi biraz dün ne oldu bakalım; Başbakan RTE, üniversite rektörleriyle Dolmabahçe’de toplantı yapacaktı. Önemli olan kısım bu değil tabi, şu anda en azından. Dün Gebze’de, Çamlıca gişelerinde ve Beşiktaş’ta onlarca genç dövüldü, yerlerde sürüklendi ve ağız burunlarına biber gazı dolduruldu. 40 tanesi de gözaltına alındı. Sonra bunlardan 37 tanesi serbest bırakıldı. Kim yaptı peki bunu? Cahil halk mı? Yoksa bu ülkeden olmayan birileri mi? Cevap basit; ’Lacivert Ordu’. Daha önce pek çok kez orantı kuramadığını bildiğimiz ordu yani. Herneyse, bunun hakkında zaten benim değil, sesini daha yüksek perdeden duyurabileceklerin konuşması gerekir. Gerekirdi, lakin Kemal Kılıçdaroğlu bile bir iki cümle ile geçiştirdi bunca ...