Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sıcaklık

Resim
Bu yazı çoğu insanın ilgisini çekmeyecek, tıpkı diğerleri gibi. Ama milyonlarca  okuru olsaydı, gerçek anlamda çoğu kişinin ilgisini çekmeyecekti. Çoğunluğun başına geleceği şekilde mikro milliyetçilikle pek alakam yoktur. Şehrin asaleti suskunluğumla alakalı olabilir belki ama tutup mezralının da tatava yapmasına tahammülüm olmadığı gibi, benim de bu konuda tatava yapmamın anlamlı olmadığını düşünüyorum. Büyüdüğüm semt, formasını ıslatmayı çok sevdiğim takım olarak da Göztepe'yi, ben söylemeden hemen herkes biliyor zaten. Konumuz Göztepe değil, o evimiz. Dünden beri spor servisleri Göztepe'de deprem olmasını bekliyor. Sabri gidiyor, Selçuk gidiyor. Daha az ilgi çeken bir diğer gidici de Günay. Günay, bir deli kaleci. İki senedir bu formayı ıslatıyor. İlk sene, as kaleciyken ikinci sene Beto'nun gelişiyle geride kaldı. Kalite farkı vardı, normaldi. Günay iyi kaleci de değildi bence. Açıkçası Günay'a üst ligde kaleni teslim etmek demek, öngörülemez skorlara yol açmak...

Güncellemeler

Ben aslında bunu farklı içerikle yazacaktım. Sonra, sürecin başında devreye soktuğum günlük mevzusunu güncellerken buraya az anlatacak şey kaldığını farkettim. Derleyip toparlarsak şayet, 2.PET hazretleriyle işimiz yok. Dolayısıyla bir pazartesi ansızın bitecek. Ve o pazartesi de gerçekten çok yakın bir pazartesi. İnanılmaz uzun bir süre değil ve dünyanın en büyük acılarını yaşamıyorum. Buna mukabil hafife de alamıyorum tüm bu olanları. Ocak ayında bugünlerin planlarını yaparken ve tüm o planlar şubat ayında somutlaşırken, nisan ayı gelir mi, gelse biter mi gibi bir sürü soru sorardım kendime. Bak şu netbooku uzun zaman sonra şubat sonunda açmıştım. CM oynayayım bari, o kadar da ölmesin oyuncu ruhum diye. Mayısa gelip, mayısın bitme ihtimali hiç yoktu bile. Şimdi geldik hazirana. Biraz sıkıcı oluyor belki ama temmuz da gelip böyle gidecek. Kaldı bize son 55 gün çünkü. Her şey iyi olabilir.Her şeyin olma potansiyeli yüksek.

Geriye kalanlar

100 küsur gün bitti, 50 küsur gün kaldı. 8 bitti, 4 kaldı. Tümörler gitti, ben kaldım. Aslında çok acayip şeyler kaldı. Son 2 hafta acayip şekillerde geldi. Öngörülen bir durum muydu bilmiyorum ama ihtiyaç olan seyler oldu. Hızır işi... Sabrım çok azaldı, tahammül seviyem çok düştü ve şekil 50 küsur gün, tek bir gün ihtimali bile artık fazla geliyor ama... Güçlü kalkmak zorundayım bu işin altinfan. SonSo itibariyle yalnız kalmaya devam edeceğim ki bu her şey asgari düzeyde normal demek olacak. Sonra ben evi çok özledim. İzmir'i özledim, ananemi özledim, dedeme dönmeyi de özledim. Belki onun bugünleri görmemesi iyi oldu. Ama son dönemlerde ruyalarda daha sık görülüyor. Bütün bunlar ilizyon. Mutlu sağlıklı bir 80 90 sene sonrasında her şey bitecek nasıl olsa. Bunu bilerek bugünü, hadi olmadı yarını guzel yapmak istiyorum. O da olsundu bi zahmet.

Karanlık

Dünyanın en uzun gecesi 21 Aralık olabilir. Bazen başka geceler daha uzun olabiliyor. Moraller bozuk.

Hep mutsuz olan biri

Konu hakkında daha önce söylediğim şeyi tekrar etmeyeceğim. Dünyada herkesin başına gelmeyen bir durumda kendimi ifade ederken bile, benim cümlelerimden kendine pay biçmeyi başardın. Maalesef standardını korudun her seferinde; yine kişisel mutsuzluluk hanene puan veya puanlar ekledin. Felaketlerin hoş olmadığını söylemek anlamsız ama en azından sevdiklerimle/sevdiğimle olma ihtimali vardı yeni bölümün başında. O bölüm bittiğinde bence nanay.