Kayıtlar

Şubat, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Acıyı göz ardı etme yeteneği

aslında farklı şeyler, yeni ve mümkünse bembeyaz sayfalardan bahsetmek istiyordum ama kafamı da toplayamıyordum. aslında toplanacak boşlukta da değilim. odanın bok gibi havasının burnumu mahvetmesi ve gerçek bir yoğunluk kombinlenince... neyse... demem o ki, nasıl bu saçma acıları çekebildiğinizi düşünüyorsunuz? bizden önceki neslin rezil arabesk kültürü, bizim jenerasyonun "biz çok acı çekiyoruz" tribi, bizden sonrakilerin de leş yıkık edebiyatı nedeniyle gerçek acıları konuşamıyoruz. çocuk esirgemeye gidin gerçek hüznü görmek için. onkoloji bölümlerini ziyaret edin acıyla yüzleşmek için. ölümü solumak için mezarlığa değil, acillere gidin. yeter ki yapaylıkla uğraştırmayın beni.

14 Şubat 2018

Resim
Geçen sene bugündü ilk kemoterapi günü... Her şey 40 gün içinde olup bitmiş, her bitişin de yeni başlangıçlar demek olduğunu kanlı canlı yaşamıştım. 365 gün önce bu sabah, sabahın gerçek anlamda köründe kalkıldı, başa neler geleceğinden endişe edilerek biraz kahvaltı yapıldı, son kez çıkıyormuş gibi eve dönüp bakıldı ve kapı kilitlendi. Çarşıdan aşağı inerken kadere ne kadar boyun eğebileceğimiz hissiyle beraber Yenikapı'ya geçildi. Yeter Hanım'ın insafı, kan alımı, beklemenin bunaltıcılığı, ilaçlarla yüzleşmem... Falan filan inter milan (buna uzun süre gülebilirim) Kemoterapi günleri istismar ediliyormuşum hissini çok yoğun yaşadığım zamanlardı. İnsan kendini genç, güçlü, sıcak hissederken nasıl o ana geldiğini asla anlamıyor. Bir kolda serumlar, diğer tarafta "uslu" oturmanın gerektirdiği huzursuzluk vs... Hayat yolunda akarken pit alanına girmiş gibi... Ve gelecek belirsiz... Şimdiden bakınca ön plandaki duygularım sabitti ama arka plandaki düşünceler bir garip...

cuma günlerinin bir garip hali

Uzun bir süre cuma günleri hep aktivite halinde bulundum. Öncelikle, bunun başlangıcını İstanbul'a taşınmamla almam gerekiyor. Önce, iki haftada bir şehir değişikliği yapıyordum ve bu biraz yorucu oluyordu. Sonra, alkol dönemi başladı. Alkolün sadece kaloriyle ilişkisi olduğunu sandığım masum zamanlar... Sonra, evde film/dizi seansları başladı. O baya uzun sürdü, sonra yine alkol... Sonra hiçbir şey... Her şeyin birbirinin aynısı olduğu günler... Sonra boşluk. Atmosferden çıkmış gibi bir durum. Eskiden cuma, hayat demekti. Cumartesi de öyle. Şimdi hayat değil de, daha ziyade tüm renklerin altındaki kaya katmanı. Her şey çok açık ve seçik. Bazen renk tabii iyi oluyor. Bazen de renk olmuyor. Cuma ve cumartesileri bir süredir böyle geçiyor.