Kayıtlar

Eylül, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dış dış dış öldün.

Resim
Doğru ifade mi bilmiyorum ama Britanların pub kültürünü alabildiğince sevmiştim hep. O kültürü hep heyecanlı bulmuştum. Fırsatımın olduğu her günü pub ortamında kapatmaya çalışmıştım. Pub kültürünün bir diğer yanı da “bildiğin” yok hayır “bilindiğin” bir yer olması. Gecenin uzatmalarını yaşarken, dilin dolandığı zaman ödemen gereken bir hesap olduğunu hatırlatacak bağlar kurman gerekiyor insanlarla. Eskiden böyle bir yerde yaşıyordum.    Uzun uzun anlatmayacağım çünkü tüm bunları düşünemeyeceğim, düşünmek istemeyeceğim... Hadi açık konuşalım neden bulunduğumu bilmediğim ama bir an evvel görevimi tamamlamam gereken bir yerdeydim. Evet... Yeni açılmış, açıldığı henüz uçmamış çam kokusundan anlaşılan bir pubda barın arkasındayım ve saklanıyorum. Bu uygunsuz durumda bulunmamın sebebini anlatmak gerçekten yıpratıcı. Burada da anlatmayacağım elbette. Şu kadarını söyleyebilirim bulunduğum ana dair, elimde daha önce görmediğim kılıkta, aslında gerçekten silah görmemiştim de önceki hay...

Kaos

Resim
Yarını bilemiyorsak ve tüm ihtimaller bir potadaysa bir kaos vardır diyebilir miyiz? İlk anımız için de böyle olabilir mi? Ya bi dur tekele uğrayayım diyen sperm olsaydık birinci spermin bugünkü akıbeti ne olacaktı? Ya ilk sperm "dur tekele uğrayayım" diyorsa diğerleri ne yapardı?  Hiçbir şey bilmiyoruz, anlamaya niyetimiz de yok (belki denesek de anlayamayız). Dile oturan bir kelime kaos ve hiçbir şeye cesaret edememeyi mantığa bürümek için müthiş bir bahane. Limitsiz passcard.  Hiçbir şey bilmediğimiz şey de hayat. Hayattan kaçıyoruz. Kelimeler zaten yapay. Neden kaosa kaos diyoruz diye sorgulamak şimdinin konusu değil. 

Kozmik yolculuk sebepleri

Resim
Bir şeyden etkilenmedim, en azından tek şeyden etkilenmedim ama bunu yazmam da gerekiyordu. Çok saçma bir anda bir şarkı sözü geldi aklıma onu bir yere bırakacağım birazdan.  Dünyadan mutsuz ve umutsuz (kronik şımarıklar şöyle sizi kenara alalım) olanların gözü toprağa bakıyor. Mutsuz ama umutlu olanlar gökyüzünde çözümü arıyor. Gökyüzü ya da toprak arasında kalan az umutlular yüzeyde solucan delikleri arıyor.  İstesem bağ kurma, günün sonunda batıya doğru gitme ve uzun yolculuklar arasında "bağ" kurabilirim ama şu anda bu bağı kendi içimde de kurmak istemiyorum.  Zamanın farklı dönemlerinde var olmayı dilerdim. Bunu yaparken kuramayacağım bağların varlığından haberdarım. Ve andan sıkılan biri olarak o dönemde gezebilir, konulara müdahil olabilirim ama bittiği zaman gitmenin belki de gidebilecek olmanın huzuru olurdu içimde. Üstelik telefon kulübelerine bağlı kalmadan. Yeap red kitçilik. Sosyal ayçiçeği olduğum dönem de dahil olmak üzere kendi başarı kutlamalarıma dahi ar...

Bir fırtına

Resim
5 sene önceydi ve bugün yine cumaydı ve o gün yine pazardı ve ben size anlatacağım bir şeyler olsun istemiştim de Beyoğlu'nun her bir köşesinde 6-7 Eylül notları tutuyordum. Sonra telefon çaldı... Onun iki hafta öncesinde ben loş bir odada sana" 4 hafta sonra bayram, bak geri gelicem" demiştim de kimbilir,  senin artık sabrın yoktu belki. Bilememiştim, ölümlü olmanın götürüsü.  3 yıl sonrası, ben bir sürü garip şey geçirdikten sonra hıçkırık hakkımı yanı başında harcamıştım, biliyorsun ya. Bir sürü iyi zaman vardı da o kötü zamanı görmemen o kadar iyi gelmişti ki...  İyi zamanlardı ama, şeytanlar bile dans ederdi.  Ben buraya bir dünya şey bulurum sana söyleyecek. Konuşmaya ihtiyacım vardı. Gitmemeni tercih ederdim.