Kayıtlar

Şubat, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Aykut Kocaman ve 7 Ön liberolar

Ziya Doğan’ın Ayman’ı varsa, Aykut Bey’in de Selçuk’u vardır. Ve bu Selçuk bütün vatandır. Zalimin de zulmü vardır, sevenin Allah’ı. O Allah bütün hayattır. İnanıyorsan.  

Bir Takım Mihraklar

Mihraklar iç ve dış olmak üzere su damlatır. Su damlatır mihraklar ve uykumuzu bölerler. Boruların içinden geçen havanın sinsi varlığı polislere anons yaptırır. İşte bunlar hep dış mihraklardır. İç mihraklar da su sızdırır ancak herkesin kendisine yakışanı giymesi anlamına geldiği için hakkında yorum yapamam. Peki, bugün ne öğrendik? Her zaman save, en kötü save as yapmak lazım. Elinde çantayla metrobüse binme. Yanında biri varsa binebilirsin. Vapurlarda her zaman ilginç insanlar vardırlar. Ve martıların ayak tabanlarını görebilirsiniz tentenin altından.

2010

Bu aralar bulduğum huzurun kaynağı 2010 yılı maalesef. Maalesef diyorum çünkü demek elimde mutlu olmalık çok bir şey kalmamış veyahut ileriye dair planlarımız sönük kalmış olabilir. Olabilir de olabilir. Aslında yapmam gereken birkaç şey var ve aslında bunların hepsi bir an evvel olmalı. Maalesef (yine) sorumluluk sahibi değilim; aslında öyleyim de biraz daha mırıldanıp gerilmek bana huzur veriyor. Hayatın en güzel kısmı değil mi zaten onca hengâmenin arasında başka, saçma işlerle uğraşmak? Benim için de tam olarak böyle işte. Netice itibariyle ortalamanın oralarda bir yerlerde, vasat bir insan olarak hayatımızı sürdürüyoruz.

Yakında

Elimizde bulaşık yıkayan Yarı Tanrı Serkan, birbirini anında satan 5 arkadaş ve bir servis elemanı, Kelt güzeli ve Vancouver Belediye Başkanı var. Kısmet...

At the world's end

İşte bu tarz bir düşünce bizi bu karışıklığa soktu. Hız ve dolayısıyla da zaman kaybettik. Bir kere kaybedildi mi bir daha bulunamayan değerli zamanı. Hepsinin yeniden yapılması lazım. Hepsinin. Bu da bir çoğumuza ders olsun.

Tanrım beni neden terk ettin?

sebep

ve sonra eve girdiğim anda, kilidi çevirirken farkettim neden yaşamam gerektiğini. bir sebep var, orada duruyor ve ben borçlu hissetmekten çok mutlu etmekten huzur duyuyorum.

sen gelme ulan ayı!

her neyse. başlık belli. uzun zamandır ters akan kaderimin döndüğü güzel bir akşamdı. tövbekar bile oldum o derece. iyi geceler, iyi şanslar.

nefes alamama

Tarihe not düşülsün: bir süredir nefes alamıyordum yalnızlıktan. herhalde bugün hiç alamadım, anlatamadım, anlaşılmadım. izmire gidiyorum. hiç güzel sürpriz yok hayatımda.

5 Şubat

Konuşmak istiyorum. Konuşamıyorum. Üst üste tam 1,2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 olay oldu gün içerisinde. Sonra Seda da dedi ki bana, “ben seni hiç panik olmaz sanırdım.” Ama yaşananlar da normal şeyler değildi. Aslında 9. da oldu, ama ona artık alışığım. İnsanların göğüs kafesinde at var, öküz var. Kendisini en narin sananda da var. Herkeste var. Oysa bazı detaylar var çok değerli. Şu anda cesaretim yok herhalde. Yakında olacak ama. O zaman tekrar karşılaşacağız.

26

Eskişehir... Her şeyin başladığı, ama bunu söylediğim kimsenin inanmadığı şehir. Herkesin kendisine ait bir hikayesi var. Benimki çok sık merak edilen, ama çok çabuk unutulanlardan. Eğer "sen bir şey anlatmıyorsun diye biz sormuyoruz" durumu olmasaydı, belki de sorulsa anlatabilirim bir şeyler. Anlatabilirdimdi. Çünkü konuşmak istiyorum son zamanlarda. Sabahlara kadar akşamlara kadar benden bahsetmek istiyorum, Mumbai'den bahsetmek istiyorum, Osmanlı'nın doğal sınırlarından bahsetmek istiyorum, ofsayt kuralını anlatmak istiyorum. Ama tüm bunları anlatırken kimsenin ilgisini aşırı şekilde çekmek istemiyorum. Her şey doğal olmalı bana kalırsa. Forest gibi, oturayım bir otobüs durağına, insanlar geçsin gitsin ben konuşabileyim kimsenin ilgisini çekmeyen şeyler hakkında. Eskişehir... 24 yıl ve 3 ay sonra ilk kez dün gece uyuyabildiğim benim küçük endişe mekanizmam veyahutta "aa ben de orada doğdum" demekten ileri gitmediğim, gidemediğim. Sözcüklerimi boğazıma ...