Kayıtlar

Temmuz, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bitişin heyecansızlığı

Biz de şu anda Barcelona yolunda olabilirdik sevgili EU vatandaşı arkadaşım. Ama bana söz verdin, ben de bekleyeceğim o kutlu günü. Birazdan 72. saati tamamlayacağız ve teorik olarak ilaçtan arınmış olacağım. Mutsuzluktan ölmeyi bile başaramayanların dünyasından uzak kalacağım yeni bir hayatın eşiğindeyim. 90 yaşına kadar, sağlıklı devam edeceğim.

Bir dal

Aşağıya kişisel notlarımdan birini bırakıyorum. Bu da size güzellik olsun... "... Yarını düşünerek yaşamak anlamsızlığı üzerine kendimi daha çok geliştirmem gerekiyor, farkındayım. Bu süreç tam olarak bir mola olarak değerlendirilemez çünkü mola, ara vermektir. Ara verdiğim şey sosyal hayat oldu. Sosyal hayatla ilgili endişem yoktu. Daha ziyade kendi düşüncelerimle ilgili endişelerim vardı. Evet, bir takım eleştirileri almakta haklıydı insanlar. Ben Sılayı bile yer yer haklı buluyorum; buna karşın benim de haklı olduğum devasa –kafasından büyük- bol konularım var. Netice itibariyle son dönemde bir Yunanca, bir de kodlama konusu var üzerine çalışmak istediğim. Bu yönde şekillendi. Mola değil dedim, hayattan geri kalmadım dedim. Mesela 6 ay gezseydim inanınız daha çok molayı hakkederdi bu süre. Netice itibariyle planlamamı yaptım. Biraz biraz başlayacağım. Grek kültürü zaten neredeyse benden sorulur, ama dili önemli ve dilini almak için minimal başlangıçların planı elimde var...

Uyanmak

3 gündür yalnızım ve bu bwns yine iyi geldi. Bu kez öncekiler gibi değil baya mental berraklıkla geldi. Kurtuluş tek başına. Geleceğe dair tüm endişeler şimdilik silindi gibi. Ne harika bir yalnızlık.

Yapabileceğimiz bir şey yok

Sabaha karşı başladı her şey, hızlı gelişti biraz. Bu her zamanki konumuz değil; olamaz. Ne ilk, ne de son olacak biliyorum ama kemoterapi döneminde yaşadığım en akut şeylerden biriydi. Kusmalar, halsizlik, yıkılma ile bir anda öğle saatlerimi vurdu. Ben de çok isterdim bu noktada bir şeyleri paylaşabilmeyi. Günlerdir son 17 gün gibi geliyor. Ama son 16 gündeyiz. Artık biter ya bitsin. Direnebileceğim alan daralıyor, göğsüm şişiyor.

Güven

Benim durumumda biri için tüm bu badireler sona erip, tekrar hayata başlarken en önemli duygulardan biri güven. Aramızda geleceğe o kadar da güvenle bakmayan tek kişi olacağım bir süre. Güven, "arkadaşlar ben bir süre olamayacağım" dedikten sonra "ya senin moralin, hayata bakışın çok iyi sen bunu yaparsın, bak benim de babam geçirdi yıllar oldu hala iyi" cümlesini sıralı şekilde duymak mı, yoksa aslında hiç gereği yokken ve dolaylı olarak öğrenmişken bile "yiğit, geçmiş olsun, bunu atlatacağını biliyorum, her zaman yanındayım" deyip bu sözünü şimdiye kadar başarıyla tutmakla mı açıklanır bilmiyorum. Ben bugün bunları düşündüğüm zaman çok mutlu oluyorum. Rol çalmaydı bunlar hep ama ana karakter de üzerine duseni yapmamıştı. Umarım geleceğim güneşli, hafif esintili bir öğle vakti kadar güzeldir. Geleceğim ya da geleceklerimiz.