Genel olarak standardın karşılığındayım ama iyi şeyler var genellikle. Kendi rutinlerimi oluşturuyorum. Uzun ama çok uzun zamandır gitmediğim kadar sinemaya gidiyorum, tiyatroları takip ediyorum (evet gidiyorum da...) kendime özen gösteriyorum, günlük prot, vit falan her şeyi yapıp haftada 3 koşuyorum sahilde. Özellikle kış aylarına doğru herkesin elini eteğini çekmiş olması sportif faaliyetlerime büyük katkıda bulunuyor. Asıl konu ise, bundan birkaç ay önce ilk kez zarmaycığıma tanımladığım hayatın jenga olmaması teorim. Alttan devamlı bir şeyler çıkarıp üst tarafa ekleyerek hayat ilerlemiyor. Alttan aldığının yerine bir şeyler koymanı bekliyor hayat. Geride bıraktığın boşluklar ileride tekrar belki aynı belki başka şekillerde tekrar karşına çıkıyor ve geçmişte kalması gereken her şey gerçekten geçmişte kalmalı. Bir şeylerin geçmişte kalması için, geçmişe şöööyle bir dönüp baktığım dönemlerden geçiyorum. Her güzel zaman dilimi, zamanında yanmalı dökülmeli kapanmış (ya da öyle biz...