Kozmik yolculuk sebepleri


Bir şeyden etkilenmedim, en azından tek şeyden etkilenmedim ama bunu yazmam da gerekiyordu. Çok saçma bir anda bir şarkı sözü geldi aklıma onu bir yere bırakacağım birazdan. 

Dünyadan mutsuz ve umutsuz (kronik şımarıklar şöyle sizi kenara alalım) olanların gözü toprağa bakıyor. Mutsuz ama umutlu olanlar gökyüzünde çözümü arıyor. Gökyüzü ya da toprak arasında kalan az umutlular yüzeyde solucan delikleri arıyor. 

İstesem bağ kurma, günün sonunda batıya doğru gitme ve uzun yolculuklar arasında "bağ" kurabilirim ama şu anda bu bağı kendi içimde de kurmak istemiyorum. 

Zamanın farklı dönemlerinde var olmayı dilerdim. Bunu yaparken kuramayacağım bağların varlığından haberdarım. Ve andan sıkılan biri olarak o dönemde gezebilir, konulara müdahil olabilirim ama bittiği zaman gitmenin belki de gidebilecek olmanın huzuru olurdu içimde. Üstelik telefon kulübelerine bağlı kalmadan. Yeap red kitçilik. Sosyal ayçiçeği olduğum dönem de dahil olmak üzere kendi başarı kutlamalarıma dahi arkadaşın arkadaşı kontenjanından yaklaşmıştım. Evet kolay olur. Hadi evren, az sonra uyuyorum uyanınca bi sörprayz... Gönlüme göre şöyle...


Ya da boyutlar... Tüm olasılıklarım... hepsinin evrenine şöyle bi merhaba diyebilmeyi dilerdim. Bunun için bir şeylerim vardı sonunda hep kendimi gömdüğüm. Evet Arthur Dent çakması. Zaten ne yaparsak yapalım konu hep onunla ilişkili. 


Daha kaçacak yeri olmayanlar gökyüzünde ve yeryüzünde mucize bakıyor kendine. Bir sabah uyandığımda mucizesi... 



Olaylar ANY'nin hayal edebileceğinden de öteye gitti. Bu şarkı daha önce bir bilimkurgu temennisiyle aynı yazıda yer almış mıdır acaba?

Ah bunu bilemiyoruz kendi boyutumuzdan. Ama öğrenmenin yolu var. Ben yolu biliyorum, beni takip edin. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gidiyorum

Dönecek ev bulamıyorum

Hapşırıklar ve hoşçakal