Özhan Abi...
Spordan çok bahsetmekten yana değilim. Yazıya dökecek bir birikimim yokmuş gibi geliyor. Ne kadar doğrudur bilemem elbette. Yine de deneyeceğim. Ben tuttuğum takımın en başarılı olduğu günlerde doğdum. Ben büyüdüm, başarılar, kupalar gördüm. Çocukluğumda da birkaç sene haricinde hep mutlu etti tuttuğum takım beni. 12 yaşındayken mutlulukların en büyüğünü yaşattı bana. Tam iki kez. O zamanlar daha iyi bir Galatasaray taraftarıydım sanırım. Şimdi küskünüm biraz. Hayatta her şey karşılıklı. Karşılıksız sevmek için yaratılmamışız. Ben de beni nasıl mutlu edince seviniyorsam, mutsuz yapınca da sinirlenebiliyorum ve seri halde mutsuz edince küsebiliyorum işte. 90ların sonu ve 2000lerin başı. Galatasaray’ın şaşalı dönemi. Sportif başarılar var, ama mali bir başarı yok. Kulübün içerisindeki kara delik gittikçe büyüyor. Sonra bu şaşalı dönemde Faruk Süren kendi davaları sebebiyle, kulüp prestjini etkilememek amacıyla başkanlıktan ayrılıyor 2001 temmuzunda. O dönemlerde Telsim forma sponsoruydu ...