Kayıtlar

Biraz Şans ve Bir Bisiklet...

gözüm yollarda yolları sen aşarken bekledim ve gördüm ihtiyacım olanı biraz şans ve bir bisiklet kim tutunmuş zamana pişman değilim asla. nasıl bir şey uykusuz uzağa gözlerim mosmor bakıyorum ufkuna bas pedala bak gökyüzüne seni bekleyen başka bir adam var

Ustanın Ardından

13 ocak 2011 sabahı. Biz teslimleri, sunumları birer birer not vericilere teslim ederken olmuş, bitmiş her şey. Eli Acıman'ı kaybettik. Basının kendisi hakkında bilgisi zerre kadar olmadığı için pek çok hatayla verildi ölüm haberi. Haluk Hoca da Radikal'in yaptığı hatayı farketmiş. İrem aracılığıyla ulaştı bana, kendi yazdığını ekşi'ye koyabileyim diye. Öncesinde kendisinin yazdığından esinlenerek şöyle bir şey yazdım; 'gelelim basının olaya bakış açısına; kimse eli acıman'ı tanımak zorunda değil. ne iş yaptığını, neden haber olması gerektiğini de. muhtemelen radikal'de ölüm haberini hazırlayanlar da tanımıyordu kendisini. 'eli acıman ölmüş, haberini geçin' komutuyla harekete geçmişler. sorumlulukları da buradan başlıyor, haber yapıyorsan eğer, insan azıcık merak eder, 'yahu bu adam kimdir?' diye araştırır. 'radikal'deki haberde yapılan ayıp-hata daha da büyüktü: özal'ın yanına, eli acıman diye, yine türkiye'nin ilk reklamcılarınd...

Hücre Yenileyici Bir Garip İşler

Son uzun tatile bir şekilde girdim. Bahsettiğim şey sömestr işte. Her şey şöyle gelişti 20 ocak 2011 tarihine kadar; Akçay’dan dönünce hunharca sözlüler, paper yazmalar, sunum hazırlamalar, raporlar vs. üst üste bindi. Ayın dördünde başlayan fantastik mücadele en son geçen çarşamba bitmeliydi. Neden? Çünkü hem 6 saatlik Suplay sunumu, hem de Pantelis Bey’in paper yazımı vardı. Hepsi aynı güne hem de. Bir insan ne isteyebilir ki? Suplay hadisesi şuydu; Efendime söyleyeyim, Bolu’da bir dağın eteklerinden hücre yenileyici özelliklerine sahip mineralli su çıkartılıyor. Bizim 50 yıllık su dağıtım şirketi de, bu potansiyeli ve konuyla ilgili tecrübesine dayanıp su pazarına girmek istiyor. Öncelikli konu da şu; mineral varsa işin içinde şu anda adını hatırlayamadığım- E harfiyle başlayan- bir su markası ile, soda arasında gidip gelmekte ürün. Aslında ikisi de değil. Sabahtan beri ne anlatıyoruz yahu? Su işte bu. Tabi –Haluk Mesci etkisi- bunu bizim de idrak etmemiz haftalarımızı, aylarımızı a...

Bildiğim En Uzun Soluklu Aşk

İlk kez 2000 yazında aşık oldum, aynı yaz ilk aşk acımı da yaşadım. Yaraların sarılması gerekiyordu. Yılbaşı hediyesi olarak gittim, FA Premier League Manager aldım. Ea Sports'un yapımını üstlendiği, girişteki videosuna aşık olduğum, izlediğim her hareketini yapmaya kastığım kişisel efsanemdi o benim. 2001 ilkbaharında dedemi hastaneye kaldırdık alelacele, ameliyatı, iyileşmesi derken yazın ortasına kadar İzmir'de kaldık. En yakınlarım teker teker yazlıklarına, hadi bilemedin memleketlerine giderken, ben Fatih Terim sempatisi nedeniyle Fiorentina'yı Serie A'da şampiyonluklara koşturuyordum. 8 ülkenin ligleri vardı içerisinde; Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya, İskoçya, Fransa, Hollanda ve Belçika. Avrupa haritasını o zaman öğrendim ben; şimdi Floransa'ya giden arkadaşlara şehri kabaca tarif edecek durumdayım Allahıma. Bir önceki yaz kalbime çiziği atan hatun yoktu piyasada. Olsundu, ben de zaten maddiyatla mutlu oluyordum. Gerek bol sıfırlı maaşlar, gerekse primle...

Ocak 2011

Her şey, hemen hemen, yolunda gidiyor. Biraz aşırı yoğunluk var, orası sıkıntı. Onun da altından kalkabilirim. Kalkıyorum da zaten. 23 senede illa bir şeyler öğreniyorsun. Haftaya cuma her şey bitiyor benim için, evet finallerden önce son bulacak ilk dönemim. Gerisi de bağlamıyor beni. Tatile 2 hafta daha eklenecek, onun da bedelini 2 hafta beynimi patlatarak ödüyorum. Bedel demiştik değil mi? Bazı bedeller sadece ödenmek içindir, eline bir şey geçmez. Üzgünüm.

Pişmanlık

Bütün bir akşam boyunca uyuyunca ister istemez gecenin dördünde ayakta olabiliyor insan. Yeni yıl öncesinde hissedilen tüm telaş ve pişmanmlıklarla birlikte, kafayı allak bullak buluyor insan. Bende bu sefer daha fantastik bir kafa oldu. Anlatınca gülebilirsiniz, belki de yazılı edebiyatım o kadar başarılı olmadığından sadece '...Eee?' der geçer gidersiniz. Yine de deneyeceğim. 2002 yılında bu liselere girilen sınavlardan birien girmiştim. Alabildiğine anlamsız bir sınavdı ama. Hani sınav esnasında şu da yaşandı; yıl itibariyle 48 yıl sonra dünya kupasına katılmışız ve hepimiz neye güveniyoruz belirsiz bir şekilde kupayı bekliyoruz. İlk maçta da Brezilya'ya şanssız yenilmişiz, tam da sınav günü Kosta Rika ile hayati maça çıkıyoruz. Sınavın hangi saatine denk geliyor emin değilim ama, kafada kurgusunu yaptım, okul-ev arasındaki muhtemel mesafeyi dakikasına ve dahi saniyesine kadar hesapladım sınavda. Uygun zamanda eve gittim. Evet, o güne dair hatırladıklarım çok kabaca bunl...

Blog'da Yenilik Var

Bir şeyleri değiştirdik, takip ediyorsanız farkedersiniz yakında.