Kayıtlar

Hasret

uyku girmedi gözüme yine dün gece seni düşündüm ay ışığı sardı kenti bütün gece üşüdüm seni düşündüm al götür beni sar ısıt beni yağmurunda ıslandığımız yollarında yürüdüğümüz ılık rüzgarları deniz kokan kente ben burada sen orada hasret bitmez büyür sevda İzmir'e de, sevgiliye de...

Kar ya da Kaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaarrrrr

Evin dışında var bundan şu anda. Siz bıkmış olabilirsiniz ama bilmeniz gereken bir şey var ki; güneyde kar denen zımbırtıdan yok. Ondan dolayı mesela hayatının belirli bir yaşına gelmiş, kemale ermiş olanlar var ki hala kar görmemişlerdir. Ben de çok istemiştim. Dillere destan kara yetişememe durumlarım oldu bundan önce. Mesela İstanbul'a İstanbul'da son günümdeyim. Avrupa'dan Anadolu'ya geçtim. Bir haber geldi, kar başlamış batıda. 'Neyse' dedim, evden çıkarken terminale doğru gitmek için Anadolu'da başlamış kar haberi geldi. 'Ya sabır' çektim. En nihayetinde terminaldeyken kar evin oluduğu yere yağmıştı. Tabii ki feribottayken de İstanbul kara teslim olmuştu. Bu hadise olalı 3 sene oluyor. 7 ay önce geldiğim zaman kar sordum herkese, 'yeaaani' dediler. Bir de mantıklı açıklama yaptılar vay efendim sera etkisiymiş falan filan. Olm bir aydır ne biçim yağıyor lan bu? Aklı almaz insanın. Ben çok istedim oldu. Vallahi oldu lan?!

27 Ocak- 1 Şubat

Anlatanlar hep derdi ki; dışarısı bembeyazdı ve biz içeride çay içiyorduk. Bunu İzmir'de büyüyen birine ne zaman anlatsalar, anlamsız gelirdi. Yani işte yazıya dökünce -saymadım ama- herhalde bir 30 vuruşa denk gelen, tamamı boşluktan ibaret bir cümle. 24 yaşında ben bunu yaşadım. Her yerde, her an bu bir haftaya yakın süre boyunca. Kar topu da attım, kar da kaymasın insanlar diye onları da tuttum. Merdivenlerden çıkarken düşe de yazdım. Sonra yarım gün izin almaları da yaşadım. Önceki haftalarda da yine bir karlı günde İstanbul trafiğinde hızlı düşünüp, seri bir şeyler yaparak eve varmayı da başardım. Oldu da oldu yani işte. Gerçi bu sadece daha başlangıç. Ama en eğlencelisi neredeyse bütün ofisin gözü önünde karlarla oynamamdı. Neyse ki aklımın hala yerinde olduğunu bilen başka İzmirliler de vardı. Hala günlük hayata adapteyim yani. İyi zamanlar geçirdik yani. Zeytinyağımız bile dondu daha ne?

Ocak Sonu, Kar ve Hoşçakal

Hepsinin kesiştiği gündü bugün. Sessiz, sakin bir şekilde birden fazla insanın sanırım son günüydü. İyi-kötü, ama yine de kar girince devreye daha üzücü oluyor. Hayat kapitalist olduğundan daha bunlardan çok göreceğiz. Hiç bir büyü başka zamanlarda aynı etkiyi göstermez. Onun için erkenden yok etmek lazım iyi anıları. Yeni bir hayat bekliyor.

propose marriage

2 yıl 7 ay

gozlerime iyice bak, sana a$ki anlatacak dudaklarindaki gulu$, dunyami aydinlatacak uzat bana ellerini, gel kalbimde al yerini unuttur hep dertlerimi, ne olur artik anla beni mavi ku$u biz vuralim, a$kimizi koruyalim mutlu gecsin gunlerimiz, ayrilmasin ellerimiz bir tac orecegim sana binbir bahar ciceginden yeter ki sen ko$ gel bana, ruzgar itsin eteginden uzat bana ellerini, gel kalbimde al yerini unuttur hep dertlerimi, ne olur artik anla beni mavi ku$u biz vuralim, a$kimizi koruyalim mutlu gecsin gunlerimiz, ayrilmasin ellerimiz

Ben Gülüyor muyum?

Bazen çok güldüğüm şeyler yapıyorum. Kimsenin dikkatini çekemiyorum. Çoğu zaman çok sıradan şeyler yapınca insanlar gülüyor, eğleniyor. Bu durum canımı sıkıyor. Son yazdığım tiviti birileri okusun da gülsün diye bir hafta yazmadım lan?! Daha nasıl dikkat çekebilirim anlamıyorum. Bazen tabi.