İstanbul'da sonbaar
Her kışın bir hikayesi var benim için. Dolayısıyla bir takım kış anılarını daha kolay kodlayabiliyorum hafızama. Örneğin bu kışın hikayesi ya da hatırlama fetişi yatağımın ayak ucuna çektiğim koltuk olacak. Bunu hissediyorum, daha fazla kitap ve CM demek oluyor bu. Hayatın bazen kendisini tekrarladığını itiraf etmem gerekiyor. 3 sene önce de buna benzer bir döngüyü yaşıyordum; South Park (tik), Douglas Adams eserleri –Otostopçu’nun Galaksi Rehberi vs Dirk Gently- ve en nihayetinde odaya sığınıp CM3 oynamak… garip bir döngü. Ama asıl anlatmak istediklerim elbette bunlar değil; asıl anlatmak istediğim şey İstanbul’da Sonbahar. İşbu albümün çıktığı dönem ve hislerimi anlatmak istiyorum. Bunu bana zorlayan ben değilim, Teoman konserleri dinleyen sosyal çevrem. Tabi ekseriyetle kendi hayatı m hariç her şeyden konuşan biri olarak, Teoman’ın küçük kavuniçi bir balık olduğunu iddia ettiği şarkıyı da içeren albümle olan anılarımı gerçekten ama gerçekten zorlanarak da olsa yazmayı deney...