Kayıtlar

Bağlı bulunduğum sene

Bu tür şeyler batı medeniyetinden çıkmayacağına göre, orijinin bilemediğim bir doğu inancına göre bireyin kaderi her 7 senede bir update alır, önceki 7 yılın bugları giderilir -veya giderilmez- taptaze bir yeni dönem kişiye teslim edilir. Taa ki bir "şimden geri" 7 yıl sonraya kadar. 7 rakamını da bu kadar çok kullandığımıza göre, eh biz de Susam Sokağı'nda kendimize iş bakabiliriz. En nihayetinde formata hakimiz, ama Kermit'i sevmiyorum. Beni bir araya getirmeyin o suratsızla. Kermit'i sevmemek bir yana korkardım da. Lügatımda o yaşlarda olsaydı, "amına koduğumun kurbağası" olarak kendisini spesifikleştirirdim. O gün yapmıyorum ama bugün yapıyorum. Çünkü yapabiliyorum. Ve beni bunu yapmaktan ne alıkoyabilir ki?! Bağlı bulunduğum sene derken sanki o seneye aşırı bir bağlanmışlık duygusu geliştirmişim gibi bir algı oluşabilir. Böyle düşünenler kısmen haklı da olabilirler. Peki tüm bu düşünceler nereden çıktı? Çünkü asıl saçmalık burada başlıyor. Annem g...

14 günün 13'ü benim ama biri değil

Herkesin derdi kendine işte. Az önce telefonun mavi ledi yandığı zaman mutlu olmuştum; notebooktan uzun zaman sonra kendi mailime girdiğim için gelen Google bildirimiymiş. Tabii ki başka bir bildirim olamazdı, çünkü o mavi ledin harekete geçmesi için kronolojik olarak gereken son eylem benim mailime girmem olmuştu. Yoksa kim arkadaşlarıyla, kim eve gelmiş, kim varmış-yokmuş bunlar önemli değil. Naaber? Umarım siz de iyisinizdir. Ben de iyi olacağım. Hoşkalın...

Sıkı tutunun düşüyoruz!

Resim
Buraya tek tek yazarak detay  vermek isterdim ama kendime not olsun; birer birer ve hızlı bir şekilde kaybetmeye devam. Sonunda, sanırım yanımda organik kimse kalmayacak. Bu hissi bütünüyle nisan ayını hatırlatıyor. Nisan, bir mesaj beklediğim günler... Kişi aynı kişi. Şans... Her zaman aynı şans... Bir kez kaybedince, geri kazanamayacağım. Uzay boşluğu merhaba... İmkansız.

Elbet bir gün bitecek

Hayat aşağı doğru akıyor ve bir süreliğine diğerleriyle ortak paydada buluşamayacağım. Görüntüde (muhtemelen) kalabalık ama özünde tek başına olacağım bir savaşın başlangıcındayım. Merhaba...  Biri beni acilen bu kötünün beteri kabuslardan uyandırsın diye çok bekledim. Kimse yapmadı. Kimseye kızgın değilim. Başa gelecekmiş, geldi. Şimdi destekçilerin yası geçme zamanı. Bir an evvel toparlanıp kaldığımız yerden devam etmeliyiz. 

Kayan dengeler

Bu tabı açtığım zaman başka bir ruh halindeydim, şimdi başka bir ruh hali. Geçen sene çok süper gitmedi. Süper gitmeyen şeyler hala devam ediyor. Yalnız süper giden şeyler de süper gitmemeye başlıyor. Tarihimin en "tekrar toparlandırmalı", "kendini iyileştirmeli" dönemine giriyorum. Sonunda yine kendimin kahramanı olacağım. Kemerimi bağlıyorum... Her şeyimizi daha iyi yapmaya... çınk (kadeh sesi)

korkular & şeytanlar

Resim
Kendimizi basite indirgemeyi sevmesek de alt tarafı korkular ve şeytanlardan ibaret insanlarız. Bir şeylerden korkarak önlem almaya gayret gösteriyoruz, ya da korkularımız doğrultusunda hayatımızı yaşıyoruz.  Tanıdığım biri var, en büyük endişesi yarım kalan hayatlar. Yıllar sonra dönüp baktığı zaman keşke dememesi. Sevdiği bi kadın var; dünyalara yakmaya hazır. Dünya bu savaş ortamına hazır değil. Olduğu zaman her şey yoluna girecek diye düşünüyor. Girmese ne yazar, sevdiği var olmadıktan sonra.  Peki sen ne düşünüyorsun ağzından her çıkan kelime için kulak zarımı ağzına dayamama rağmen, benim fikirlerime değer vermiyorsun diyen kadın? Gerçekten mi değersizsin bu kadar? Sözlerin hiç değeri yok mu? Dikkat çekmek için illa ölmek mi gerekir beraber yaşamak varken?

Umarım

... sonunda ortak enektarla evimize girebiliriz. Şekillere takılma, içeriğe odaklan.