Kayıtlar

i back again

"Kendimizi aldatmayalım. Hiperborlularız biz,— pekâlâ biliriz ne denli kopuk yaşadığımızı. «Ne karadan ne de denizden bulabilirsin Hiperborlulara giden yolu» : bunu daha Pindaros bilip söylemişti bizim için. Kuzeyin ötesinde, buzun, ölümün ötesinde —bizim yaşamımız, bizim mutluluğumuz…" 4 ya da 5 uzak gün. Nefes almaya ihtiyaç duyduğum günlere ilaç oldu. Şimdi tekrar başlıyorum.

Erken sezon finali

Rutin sezon finallerim yaz aylarında, uzun tatiller öncesinde olurdu ama bu sezon nasıl desem nasıl desem... Pek tutmadı diyebilirim bu sezonum. Her şeyin başında ben tatmin olmadım konulardan. Sürükleyicilikten biraz uzak hissediyorum hayatımı ve bu durum yol kenarındaki oluklarda yağmura karşı direnç sergileyemeyen kuru yapraklar gibi kaderimi beklememe neden oluyor. Bakıyorum ve soruyorum kendime, "olm bu sen misin?" İşte değilim. dolayısıyla küçük bir ara vermenin zamanı diyorum. Bırakmak ya da ara vermek de mücadelenin bir parçası sonuçta. Bir bavul hazırlıyorum (gerçekten) şimdi içine bir takım emanetlerle beraber süpper olacağına inandığım birkaç günün eşyalarını dolduruyorum. Yaz olsa her şey iyiydi... Ya da iklimini bildiğim bir yer olsa... Ama bilinmezliğin en güzel yanı ne kadarını bilememek. Bu, biraz bol soru işaretli dönemi kapatıyorum özetle. Kapatmayı amaçlıyorum diyelim ya... Genel bakarsak, iki ay öncenin planına saatler kaldı ve inanın gitmenin tam zama...

Flashbaaaaacks

Genel olarak standardın karşılığındayım ama iyi şeyler var genellikle. Kendi rutinlerimi oluşturuyorum. Uzun ama çok uzun zamandır gitmediğim kadar sinemaya gidiyorum, tiyatroları takip ediyorum (evet gidiyorum da...) kendime özen gösteriyorum, günlük prot, vit falan her şeyi yapıp haftada 3 koşuyorum sahilde. Özellikle kış aylarına doğru herkesin elini eteğini çekmiş olması sportif faaliyetlerime büyük katkıda bulunuyor. Asıl konu ise, bundan birkaç ay önce ilk kez zarmaycığıma tanımladığım hayatın jenga olmaması teorim. Alttan devamlı bir şeyler çıkarıp üst tarafa ekleyerek hayat ilerlemiyor. Alttan aldığının yerine bir şeyler koymanı bekliyor hayat. Geride bıraktığın boşluklar ileride tekrar belki aynı belki başka şekillerde tekrar karşına çıkıyor ve geçmişte kalması gereken her şey gerçekten geçmişte kalmalı. Bir şeylerin geçmişte kalması için, geçmişe şöööyle bir dönüp baktığım dönemlerden geçiyorum. Her güzel zaman dilimi, zamanında yanmalı dökülmeli kapanmış (ya da öyle biz...

broken bicycles

aktif olarak kullandığım günler ocak 2013'e ait. üzerinden bir dünya sene geçti.tekrar dinleme ihtiyacı asla bitmiyor ara versem bile. eylüller canım temmuza benzer vadayı çağrıştırır. 2013 bu değildi. belki buydu bilemem ama bana öncekikle 2000 senesini hatırlatır bu şarkı; "for all the things that you given me will always stay broken,but i'll never throw them away" bu ölümü yaşayamam sonsuza dek tabii ki. ama 2013 de bi o kadar kaostu. o günlerde 2010 yılını anlamaya çalışıyordum oysa haha. ama umarım bir şeyler olur. çünkkü hayat şu anda ring otobüsünde takılmış ya da çamura takılmış gibi...

böc

bu benim bugımı buldu. bulduğundan da haberdar değil muhtemelen.  görmediğim zaman sorun yok. o konuda kendimi müthiş eğittim. pavlov'un köpeğiyim.  gördüğüm zaman hop, her şey kayıp gidiyo o tarafa doğru. 

Nasıl kilitlendik ama başkan?

Geçen yine motorda, eve dönüyoruz. Marvel'ı sever misin diye sordu. Deadpool'un köpeğiyiz diyemedim. Verilecek en aptalca cevabı verdim. Onu da buraya yazmıcam tabii.

Pazarlık gücü

Herhangi birileri baskı, kahır, şahsi sınırlama yapıyor ve bu durum mutsuz kılıyorsa, pazarlık gücünüz her şeydir. Tüm dünya ile savaşıp enerjini boşa harcamaya hiiç gerek yok. Alırsın karşı tarafı, kozunu oynarsın, dönüştürürsün, kendin gibi yaparsın. Hiiç strese gerek yok. ps. Naber astrologlar? Anca bu hafta sakinledik. Bok yediniz inş. amen.