Kayıtlar

kilitlenen fayların çıtırdaması

Hiçbir şey olmasa bile bir şeylerin olacağını artık biliyoruz. Apaçık, somut şeylerin aksini tartışmak anlamsız.  Oklar yaydan çıktıktan sonra geri dönmüyorlar. Bazı şeylerin zevkine çoktan varıldı, bazı yolculuklar öngörülenlerden daha uzun sürdü ve bir sürü serüven yaşandı.  Şimdi görev tamamlandı. Bunu da buraya yazıyorum. Çekmek için. Günü geldiği zaman bunca beklemenin ardı gelecek. O zaman çok güzel hareketli olacak. Azıcık kaldı.

batı cephesinde önemli bir değişiklik bulunmuyor

Ama şimdi düşersem ayağa kalkmak için zaman kazanmam gerekir ki altın vuruşu yapabilmem için ayakta kalmam, savaşa devam etmem gerek. her şey verdun savaşı gibi, bir takım kazanımlar olsa da hiçbir şey kalıcı olarak kazanılmış sayılmıyor ve diğer yandan kaybedilmiş gibi de durmuyor. yine de akıp giden şey hesabı eksi bakiyeye döndürüyor. güldük ve eğlendik.  "the day that you stop running is the day that you arrive" düşmemem lazım ama düşersem biliniz ki siz çoktan düşmüşsünüzdür. 

Uğruna savaşılacak sebepler

22 temmuz 07 seçimleri sonrasında kendimi İstanbul'a atmamış olsaydım son günlerde yaşananlar yaşanmayacaktı. Ve yaşandı. Sevgi, saygı ve evet bağlılık pek çok şeyi bu noktaya getirdi. Bundan sonrasını bundan sonrası belirleyecek. 

ne zaman ne olacağının belirsizliği

Simge'nin aşkın olayım'ı ekim ayının 2018. yılına denk geliyormuş ve hepimiz neredeyse genç bireylerdik o günlerde.  bu belirsizliğin, bu kaosun varlığı biraz iyi geliyor bana.

büklüm büklüm

Şaka maka diyoruz ama yeni dönemin üzerinden de 3 sene geçti. evet 2019 "tam toparlanıyoruz, restoraston" dediğimiz bir zaman.  pandemi garip bir zamandı ve her zaman hatırlayacağız o günleri. bazı şeyleri daha çok anacağız ama özellikle yaşanmayan o şeyleri. 2001 mesela tam da o yaşanma şeysi dönemiydi. Aralık 01'de kenan doğulu'nun o albümünü dinlemediği zaman muhtemelen radyo d'de yonca lodi- büklüm büklüm...  pandemide ne dinledim hatırlamıyorum ama kendi savaşına giden sarı saçlı çoçik... üzgünüm *** ben bugün sevdiği insanın şehri -antakya- yıkılmış bir insanım. bildiğim hiçbir şey onun kalbine yetmiyor. benim de kalbime yetmiyor.  18'den sonra kendime kurduğum geyik çetesi... her biri ölü şu anda... ruhen...  akamıyorum. üzgünüm. kimseye faydam yok.

Yanına tik konulan listeler

 "Bana 45 gün verin..."  Bana kaldıraç ve deadline verirseniz sizin için dünyayı oynatırım.

45 gün

"bana 1,5 ay verin her şeyi anlatıcam" diyorum başkalarına. Ama önce kendime.  Bu sözü ilk söylediğim günün üzerinden 15 gün geçti. Kaldı 30. Aslında kastım aşağı yukarı 60 günmüş. Neyse ki insanların hafızası biraz şey. Farkına bile varmazlar.