doğumgünü

ilk bir kaç saati mesajlarla boğuşulan, sonrasında sadece kişinin kendisinin özel hissettiği gün. yalancı sevgi gösterileri, abartılı kutlamalar vs. sıkıcı oluyor. hem sonra büyüdükçe bir özelliği de kalmıyor. aileyle mesafeler kilometresel bazda uzaklaştıkça daha da yalnız hissediyor insan.

öte yandan ertesi gün sendromu da var. cem yılmaz'ın askerlik anıları gibi, sahnedesin, gösterin bittiğinde nöbetçi sana az önceki gibi davranmıyor. böyle bir şey. sanırım her gün 2 ağustos olsun isterim. ertesi gün doğuyorsun, sonra bitiyor o gün. böyle bir döngü işte.

1/8/2010

1 yıllık aradan da hiçbir şey geçmemiş. ha 23 ha 24.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gidiyorum

Dönecek ev bulamıyorum

Hapşırıklar ve hoşçakal