Tek İhtimali Olan İnsanlar
Çok anlatılacak bir numara yok. Bazı insanların hikayesi tek
ihtimallidir: Yaşamak.
Kendiyle konuşamayan, günlüklerini bile gönül rahatlığıyla
yazamayan insanlar var hayatta. Bugünden 10 sene önceye baktığında “keşke
yazsaymışım” derler. Ama olmamış işte. Huzursuzluk, güvensizlik vesairelerin
yakasını bırakmadığı zavallılar var hayatta.
Kabuslarla uyandığım geceler olurdu küçükken. Bazı koşullar
kabusları büyütüyor. “Keşke” bir hayat tarzı oluyor. Geç kalmalar var. Çoğu insan
için geç kalmak somuttur. Bazıları için ziyadesiyle soyut. Öyle bir şey geç
kalmak. Bunun alt yapısını biliyorum. Ama anlatamam, yazıya dökemem. İyi bir
rakı gecesinin akabinde dökülebilir bazı cümleler. Ve şu an sadece işlerimi
tamamlayıp uyumayı planlıyorum.
Amaç şu; başka çocuklar unutulmasın. Güzel büyüsünler. Onun
için şu yaptığımız şeye ne kadar bağlı olduğumu anlatamam. Evet, iyi bir büyük
nasıl olunur bilmiyorum. Bilemedim bunu. Ama çabalıyorum. Günün birinde
ortalamanın çok üzerinde baba olacağım en baştan beri söyleniyor. Ben bu kalıba
nasıl sığacağımı bilmiyorum.
Hükmen mağlubiyetle hayata gelişimi eşitlemeye çabalıyorum. Sonrası
da gelecek. Ama nefret edilen çok şey var. Bunun bedeli apaçi dili edebiyatında
yoklukla sınanmak olsa gerek. Ya da ona benzer bir şeyler işte. O dile hakim
değilim. Olmayayım da zaten.
Aslında durumu “anneannemin son ölümü”nde Emrah Serbes
anlatmıştı. Buraya motamot yazsam birileri bulur, sonra uğraş dur. Ama şu var
ki, yıkılmasını istiyorum bazı şeylerin. Çünkü her şey olduğu zaman acıma
göstermedi yetkililer, kurumlar ve kuruluşlar. Yok olup gidebilir her şey. Yeni
düzen kurulabilir. Kurulmayabilir de. Nasıl olsa adaptasyonum kolay, bağlanmam
zor çoğu şeye. Ve bunca şer odağına hiç bağlanmadım. Görüyorum ki
direnebilceğimiz insanlar da yok hayatımızda artık. Anlıyorum ve görüyorum yani
işte. Keşke olsalardı. Olsaydı. Olmadı işte.
Tek çözümün tahliye olması çok acı. Ama, kabul edilmesi
gereken bir gerçek. Gerçekler hayatı gölgeliyor işte. Görünür gerçekleri de
insanlar kabul etmedikleri, kendilerini kandırmayı türlü bahanelerle seçtikleri
için, ona da yapabileceğim bir şey yok. Aşk, mantık, hurafe vesair. Her şey karşı
şu anda. Ama onların da altından kalkılabilir. Yeter ki gitmek olsun sonunda.
Hayatımı gitmeye bu kadar şartlamışken ne kadar zor olur burada kalmak? Kalmayayım
da zaten. Cezbetmiyor burada hiçbir şey. Hemen hemen diyelim.
Her neyse. Çok
anlamsız yerlere geldi. Kriptolu konuştum farkındayım.
“Bütün aşklar küllenir, bütün babalar ölür, bütün hikayeler
biter. Birinin yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç
tüm çocuklar büyür.”
Karanfil kızın hikayesi çok değerli. Dünyayı omuzlarında
tutmak… Falan ve de filan. Konuşulacak şeyler var. Dökülmesi gereken çok şey… Ama
doğal değiliz artık.
Ve biliyorsunuz ki mutlu hikayeler için vakit çok geç.
Ve tüm olanları dehşet içinde izliyorum.
Ve tüm olanları dehşet içinde izliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder