Anlattım ben bu durumu geçen hafta. Aksiyon alma günleri geliyor sanırım. 31 temmuz 2012'den beri bulunduğum yerden, oldukça büyük bedeller ödeyerek ayrılma eşiğindeyim. İlk geldiğim günden bugüne tanrım bir hayat nasıl değişti öyle. Ben o ben asla değilim. Saçlarımı kestirme sebebim olan o taşınma günü nemi, sanıyorum kadıköyün yerel takımının Avrupa maçının sesiyle uyumam... Odamın penceresinden uzaklara öyle daldığım o an. .. hiçbirinde 8 seneyi burada geçireceğimi ummuyordum. Acayip şeyler oldu kalbimle aklımla binlerce müsabakaya çıktığım zamanlar oldu. 20ler burada geldi ve geçti ve gitti... Hayatta kalmak için gidiyorum... Hem hayat harekettedir
Bazı beklentilerin vadesi çok uzun sürdü ve evet beklentilerin karşılığını alamadım, alamadık. Oysa dünya gerçeklerin tam tersinin yaşanması gerektiğini haykırıyordu. Olmadı. Bu konu da fazla taze, hassas bir konu haline geldi. Burası bir evse, evden bu şekilde uzaklaşmayı hiç hesaplamazdım. Bu evden bir çıkış yolu hesaplıyordum kendim için elbette. Ama kendi koşullarımla, eksik hiçbir şey bırakmadan, dostane ve evden ayrılır gibi... Umarım bu böyle olur. Çoğunlukla böyle zamanlarda benim fikrim evrenin gerçekliğine hiç uymaz. Oysa böyle zamanlarda evrenciğim de biraz "bu eril kökenli birey ne anlatıyor acaba ya?... Aslında fena da konuşmuyormuş" demeli, diyebilmeli. Yarın bu konuyla ilgili bir update getirmem buraya. Ama canlar sıkkın, kayda geçsin. Geçen haftalar çok hızlı geçti. Pıtır pıtır her şeyi anlatmak yine yapmayacağım bir şey ama ilerleyelim hızlıca, gecem gündüzüme karıştı bir süre. Belki hala öyle olmalıydı ama bazı motivasyonlar kırıldı. Bir ara konfor alanıma...
Tavanlardan briketleri söküyorum, sonra buraya gelip backup planlarım için çaba sarfediyorum. Tabii tozdan burnum akıyor, hapş hapş falan sesleri... Bir süre burada olmayabilirim. Bu son olabilir. Bu hafta zaten kapalıyız yeteri kadar. Sonra bir uyuycam, ölüm uykusu olacak ölüm.
Yorumlar
Yorum Gönder