Başkalarının ekinoksuna doğru
Bir Salı gecesi, çarşambaya bağlanan sarhoşların
gülüşleriyle çınlıyor. Ağustos her zaman hızlı geçiyor ve gözlerimizi açtığımız
zaman kendimizi ekimde buluyoruz. Bu durumda ister istemez havalar serinliyor
ve yatarken çorap giymemiz gerektiğini hatırlıyoruz. Hatırlamazsak karın
ağrılarıyla uyandığımız pazartesi sabahları oluyor ve bu bizim için zor
saatlerin başlayacağını anlatıyor.
Her şey doğal seyrinde ilerliyor kısaca. Ve uzunca
anlatılması imkansız bir biyografi haline geliyor. Otobiyografileri sevmiyorum.
Hafta içi yoldan kahkaha atarak geçen sarhoşları da sevmiyorum. Zaten uykum
gelmiyor. Uykumun gelmemesini de sevmiyorum. P ise Q yani.
Tek tek yeniyoruz düşmanlarımızı. Bazılarını uzaklaştırıyoruz,
geri gelip yeniyoruz. Düşmanın en kötüsü eskiden en yakının olan oluyor. Bu
biraz şapşallaştırıyor ama bu konuda profesyonelliğimiz de şafak ağartıcı.
Bunların da altından kalkıyoruz. Her şey olması gerektiği gibi gidiyor.
Bu dünyayı sadece vicdanı rahat olanlar taşıyabilir.
Geri kalan sadece sürünür.
Yorumlar
Yorum Gönder