sonrasında hayatta kalanın el kitabı/ İyileştikten sonra hayat var.

Paztesi ne olur bilmiyorum ama temel olarak 4 günlük bir tatil olduğunu henüz cuma sabahı farkettim. Ben de elbet biliyordum 4 gün olduğunu ama o 4 gün bir başka sıralamaya ait 4 günmüş gibi geliyordu. Ben de gittim temizlique falan yaptım, sonra işlerimi düzenledim, geriye hiçbir şey bırakmadım. Biraz yordu bu gece beni, uygun şartlarımda da olmadığım için idareten idare ediyorum idare edilmesi gereken şeyleri. Pek yakın zamanda her şey "normale" dönecek. İnsanlar bir şeylere anlam yüklemeyi seviyorlar, ben onlar gibi içi boş şeylere anlam yükleyip şimşekli yıldırımlı bir gecede o beklentilerin canlanması fikrine inanmıyorum. Tahammül... Bak bu daha doğru. Neyse Yiğit sakin...

Demeye çalıştığım da şu ki, hep bir şeyler olur... Denizin dibindeki Moby Dick'e bile kanca atmış canlılarız. Bir şeyin sabit kalması mümkünatsız. Bir şeylerin olması sonrası iyileşmeyi yalnız öğreniyorsun. İyileşmek sahiden çok uzun bir süre oluyor. Bence iyileşme sürecinin en süper kısmı geleceğe inanmak. Ben acayip bir inançtan ibaretim bu konuda. Mesela bu akşam pat diye göktaşı çarpsa dünyaya, NASA'dakilerin bile şöyle bi dev şoklanacağı patlıkta olsa bu, ben gider dava açarım diğer tarafta. Hani derler ya allaha dava açsa kazanır. Kazanırım... Çünkü hayatta kalmanın el kitabı der ki, iyileşmeden sonra da yarın vardır. Zaten keskin bir iyileşme süreci yok. İleriye gittiğin zaman yeteri kadar ve sonra bir anlığına çok geriye dönüp baktığında renk/ambians farkını anlıyorsun.
Bu el kitabı olayını nedense şimdi sevesim geldi. Afferin bana.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gidiyorum

Dönecek ev bulamıyorum

Hapşırıklar ve hoşçakal