Başka bir sekiz ekim
Hala ismi belirsiz kahramanımız 27BP alternatifinde mavi peynirli o poğaçalardan almak için sessizce giyinip sokağa çıkmaya yeltendi. Kendi dünyasında yaşıyor olsaydı elbette Danish Blue diyebilirdi poğaçanın içindekilere. Daha spesifik bakarsak, kendi ülkesinde lüks olarak da adlandırılabilirdi ve bazı anneler çocuklarına “küflü bu” diye yedirmeyebilirdi. 27BP'de ise tüketim anına kadar bizim pek de bilmekten hoşlanmayacağımız süreçler yaşanıyordu. Tek bildiğimiz ise bu alternatifteki canlıların sık sık mavi kanlı eklembacaklılarla hakimiyet savaşına girdiğiydi. Hala ismi belirsiz kahramanımız ise bu konuları dert etmeyi bir süredir bırakmıştı. Sıklıkla “bu onlara ait bir gastronomik problem” diyordu. Başka alternatifler hakkında konuşmanın ne kadar tatsız olduğu öğrenilmişti.
Ara sokaklardan hızlıca caddeye indi, yolun diğer tarafındaki fırına doğru hamle yapacaktı ki hızla gelen bir dron yola adım atmasına engel oldu. Sonra aynı hızla yolun en solundan en sağına doğru dönüş yaptı. HİBK'nın canı bu duruma sıkıldı. Kendi gezegeninde de trafik, pek de kurallarına göre uygulanmıyordu ve bir sürü kez o sinyalsiz dönüşler nedeniyle anlamsız saniyelik zaman kayıpları yaşamıştı. İşte bu anlık kayıplar, HİBK'nın karnında büyüyüp, kalbine doğru sonra boynuna sonra zihnine doğru ilerleyen o sıkıntının sebeplerinden biri oldu.
Fırına da mavi peynirlere de lanet edip giden dronun arkasından koştu koştu koştu. Yetişemedi. Ama bir sonraki drona yetişti. Evrensel otostopçu hareketini yapmak aklına geldi. Dron da bu anı bekliyormuşçasına önünde durdu, kapısı açıldı ve onu saygılı bir şekilde selamladı. HİBK bu saygıyı beklemiyordu, alternatiflerde de böylesine bir saygıyla çok fazla karşılaşmamıştı. Yalnız şöyle de bir durum vardı, evet sinyalsiz dönenlere sinir oluyordu ancak esas sinirlendiği aracı kaçırmaya daha da sinir olmuştu. Yine de HİBK karbon temelli saygılı bir hümanoiddi. Derin bir nefes alımı ve buna bağlı veriminden sonra “neden” diye sordu, “neden döndüğün tarafa sinyal vermedin?” dron bu soruya son derece net bir cevap verdi “ben hiper uzayda kullanılmak için tasarlandım” Hiç şüphesiz HİBK'in alacağına emin olduğu cevap algoritmasında bu cevaba yer yoktu. Peki, dedi, yine de sinyal lambalarını görüyorum. Bu, dedi dron, gözlerinin iyi gördüğüne işaret. Senin adına sevindim. Yok, bu böyle olmayacaktı. Sonra dron bir anda nereye gideceklerini sordu. Ardından patronunun onu beklediğini ve bu faydalı görmediği konuşmayı sonlandırmak zorunda kalacağını belirtti.
Tamam dedi HİBK madem buradayız, o halde şöyle yapalım dedi. Sen devam et... Anlatacaklarım çok basit, sadece sakince dinle beni. Öncelikle bildiği kadarıyla (evet artık öğrenmişti) sinyal kolunun varlığı, tarihçesi, kendi dünyasındaki yeri ve kendi dünyasına adaptasyonu (bu bizim konumuz değil ama biraz geçmişe gidebilenler iyi bilir sinyal konusunun evrene adaptasyonun bir parçası olduğunu) hakkında bilgiler verdi. Sonra durdu, kendi yaşadıkları aklına gelmişti. Canlıların anlık durmalarla kaybettikleri zamanlardan bahsetti, trafik güvenliğinden de bahsetti. Kimsenin medyum olmadığını anlattı. Hatta kimsenin sırf yandaki acaba sola/sağa döner mi diye öğrenmek için 5 dakika sonraya gitmeyeceğini de anlattı.
Yani dedi dron, bütün isteğin bu mu?
Evet.
Bir tarafa dönerken o tarafa doğru sinyal vermemi istiyorsun.
Kesinlikle.
Bu da iki taraftaki lambaları anlamlı kılıyor.
Eeh evet... Tesadüf olamaz...
Bu konu hakkında hakkında danışılması gerektiğini düşündüğüm kimseler var. Ama teşekkür ederim.
Kapı açıldı. HİBK indi. Arkasından el bile salladı.
**
Zengin algısını PB27 sakinleri için nasıl yaratacağımı bilmiyorum ama varsayın ki elinde purolu bir hiper milyoner, kendisi kadar hiper bir uzay yolculuğu için yeni satın aldığı dronunu arkadaşlarına övüyor. Evet, çok kısa bir süre içerisinde, diyelim ki adı Paul, 3 farklı alternatifteki Paul'e elindeki mısırözünü satabilecek kadar hız kazandıracaktı kendisine. Böylece satışları her zamankinden yüksek olacak, hatta hedefleri tutarsa ertesi yıl sonunda -tabii çalışanlarının maaşlarından da kısarak- dronun bir üst modelini satın alabilecekti. Araba magazin dergileri günde 4 farklı alternatife ziyaret edilebileceğinden bahsediyordu.
Drone yavaş yavaş geldi, kapısı açıldı, patronu selamladı. Rotayı kendisine bildirmesini istedi. Patron kendisine rotayı bildirdi, arabaya bindi, arkadaşlarına veda etti. Araç hareketlendi. İlk sola dönerken tökezlemeye başladı. Sonra yavaşladı. Sonra dumanlar çıkmaya başladı. Sonra patladı.
Yorumlar
Yorum Gönder