dandik tavşan ve düzlemin kırılması

tüm bunlar başladığı zaman ben orda değildim. orda olmadığımı sanıyordum en azından. neyse bu sizin sorununuz değil. ama burası da benim yerim elbette konuşacağım. 

tarihler iyi şeyler, yalan değil. ben o dönemleri de hatırlıyorum, dr emmett brown'ın zaman doğrusunun üzerime kırıldığı zamanları. "ya yok canım" dediğim zamanları. sonucunu bilmediğim yerlere gittiğimi de hatırlıyorum. ya da şöyle diyeyim, sonucundan çok korktuğum yerlere. o kadar korktuğumu. 

"gözlerini kapat, ileri doğru bir adım at" 

bir kristal elma'da zipline'a bindiğimde "ben ne yapıyorum tanrım" dediğimi de hatırlıyorum... beklemenin, adım atmaktan zor olduğunu da hatırlıyorum. ama bu sorun değil. bu benim çilemdi. tabii ben tüm bunlara ihtimal vermeden iki şeye aşırı odaklanmıştım gecelerde; gece uykusunda üzerine bir jet düşen çocuğa ve bi şeyler daha söylemek için +1 saate ihtiyacı olan birine... 


 

öğlen bunları yazmak için çok şey planlamıştım ama hepsini unuttum. son cümle hariç.

tüm bunlar gözlemlenebilir evrenin balina süper kompleksinde yer alan başak süper kümesinin batı sarmalında yer alan samanyolu galaksisinin yerel yıldız bulutunun içindeki güneş sisteminde, o parlak ışıkğa en yakın üçüncüsünde yaşandı. bir ocak ayıydı...

sonra ben güce karışmayı -galiba- keşfettim.

biz yine de somut şeylere odaklanalım... bundan başka bir şeye ihtiyacım yok. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gidiyorum

Dönecek ev bulamıyorum

Hapşırıklar ve hoşçakal