Kayıtlar

Konuşulacak Şeyler

"konuşacak hiçbir şey bulamazsak senin çekik gözlerinden konuşalım." ve şayet müsaade edersen çekik gözlerin hakkında çok bilimsel içerikler yayınlamak isterim. 

Ontolojik Bir Takım Ölümler

“Tutunamayanlar’ın Selim ontolojik bir şeyden ölmüş diyorlar, bilemem.  Bir bilene sormak lazım” Perşembe akşamının çok karanlık bir saati değil, etrafta hala arnavut kaldırımı üzerinde sürülen alışveriş arabası sesleri var. Maalesef sigara ve alkol yok evde. Dışarı çıkabileceğim bu sürede bitirilmesi gereken işler var; dışarı çıkmam demek eve bir daha geri dönmeme ihtimalimin olmaması anlamına geliyor. Gut hastalığından mustarip Ayşe Teyze telefonda yüksek tonda birilerine emir yağdırırken, azıcık nefes almak için açtığım pencereden bu berbat sesi duymam tamamen sınır tanımadığım talihsizliğimle alakalı. Nefes almak da, alamamak da benimle yine konumuzla alakalı ama. Uzun zamandır insan sesine alışmıştım, insan sevmiştim. Çok sevmiştim. Mutluluğu elinden alınmış insana üzülebilir insanlık. Üzülmeli de. Aklımdan geçen tonla güzel şey maalesef sadece metrobüste yer kapmak için mücadele ederken geliyor. En güzel eserlerimi o anları durdurarak ortaya koyabilirim. Yanımda def...

Yalnız

Kendi yazımı kendim editleyecek kadar yalnızım. Birileri gitti, birileri daha gidecek yakında. Yakında kendime günaydın diyeceğim sadece.

Aykut Kocaman ve 7 Ön liberolar

Ziya Doğan’ın Ayman’ı varsa, Aykut Bey’in de Selçuk’u vardır. Ve bu Selçuk bütün vatandır. Zalimin de zulmü vardır, sevenin Allah’ı. O Allah bütün hayattır. İnanıyorsan.  

Bir Takım Mihraklar

Mihraklar iç ve dış olmak üzere su damlatır. Su damlatır mihraklar ve uykumuzu bölerler. Boruların içinden geçen havanın sinsi varlığı polislere anons yaptırır. İşte bunlar hep dış mihraklardır. İç mihraklar da su sızdırır ancak herkesin kendisine yakışanı giymesi anlamına geldiği için hakkında yorum yapamam. Peki, bugün ne öğrendik? Her zaman save, en kötü save as yapmak lazım. Elinde çantayla metrobüse binme. Yanında biri varsa binebilirsin. Vapurlarda her zaman ilginç insanlar vardırlar. Ve martıların ayak tabanlarını görebilirsiniz tentenin altından.

2010

Bu aralar bulduğum huzurun kaynağı 2010 yılı maalesef. Maalesef diyorum çünkü demek elimde mutlu olmalık çok bir şey kalmamış veyahut ileriye dair planlarımız sönük kalmış olabilir. Olabilir de olabilir. Aslında yapmam gereken birkaç şey var ve aslında bunların hepsi bir an evvel olmalı. Maalesef (yine) sorumluluk sahibi değilim; aslında öyleyim de biraz daha mırıldanıp gerilmek bana huzur veriyor. Hayatın en güzel kısmı değil mi zaten onca hengâmenin arasında başka, saçma işlerle uğraşmak? Benim için de tam olarak böyle işte. Netice itibariyle ortalamanın oralarda bir yerlerde, vasat bir insan olarak hayatımızı sürdürüyoruz.

Yakında

Elimizde bulaşık yıkayan Yarı Tanrı Serkan, birbirini anında satan 5 arkadaş ve bir servis elemanı, Kelt güzeli ve Vancouver Belediye Başkanı var. Kısmet...