Make Yalper Bey “eh işte” again


İlk cümlem, bu salak bloğun salak tasarımı nedeniyle nasıl login olacağımı bulamadığım için kayboldu. Ama ikinci cümlem de şeydi… Her neyse, görüyorsun az önce uyandım ve uyumadan önce sonunda kutlu haberler alabildim. Kutlu haberlerimi almam da oldukça zamanımı aldı. Evrenin… yo varsa dark evrenin son dakika kurşunları bambambam geldi üstüme. Ben de Kastamonulu Speedy gibi defans yaptım; Elime geçeni fırlattım. 

Netice itibariyle dünyada bir sürü kötü bir şeyler olurken ve bu kötülük dalgasının son halkası da benim son dönem çektiğim stresken kendisine “tek” dedirten –kim olduğunu bilirsin sen- hiç müdahale etmedi sürece. Tıpkı öncekilerde olduğu gibi… İsim verip rencide etmek istemiyorum ama Allahçım sen orda hakem göreviyle mi bulunuyorsun? Neden ihtiyaç sahiplerine hayatı kolaylaştırmıyorsun 6 ay ödememeli? Ne bu gevşeklik ben anlamıyorum. Senin yüzünden insanlar Greklerin bile az kullandığı tanrılara yüzlerini dönüyorlar. Ondan sonra ooo kıyamet… ooo tufan. Hocam yapmaz mı insanlar öyle şeyler, yani şimdi belli bir özkütlen vardır kabul ederim ama bi de bizim yerimize koy kendini… İnsanlar artık tehditlerle uğraşmak istemiyor. Bak şu tivit olayı gibi; diyelim karşımıza aldın hepimizi mahşer gününde binbir azar çekiyorsun. Aradan biri çıkar “yaratmasaydın o zaman” der mahcup olursun. Olma diye diyorum. Kalabalığız da baya… Gülünce susturmak zaman ister… 

Böyleyken böyle işte… 

Birkaç durum var, bunları son günlerde pek sık temenni ettim. To do listine lütfen göz at. Noel’de görüşürüz, istediğim bisikleti kapımda bulamazsam, bisiklet çalarım. 

Buraya bir de gözden düşmüş süper kahraman gibi hissediyorum kendimi yazasım var ama inanın çocuklar önceliklerimiz var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gidiyorum

Dönecek ev bulamıyorum

Hapşırıklar ve hoşçakal