Kayıtlar

Manifesto

Resim
 Bir önceki yazıda manifesto falan demeye çalışmıştım. Kelimeyi bulamayınca doktrin çıktı. Onu düzeltmeye geldim.  Ve bir de görünen bir şey var

başlığımızın adını seyircilerimizin oylarıyla belirleyeceğiz

maddenin esaretinden kurtulmak da kendi kendine kurulan kozadan yırtmanın bir parçası. istiyor ki insan konfor alanı geniş olsun, her şeyi kontrol edebilsin... her şeyini... ama hayat çok tatlı sörprayzlar yapıyor ve kişiye dökülen saçlarını beyazlayan kıl tüylerini hesap ettiriyor.  buraya metaya bağımlılık hakkında acayip bir doktrinden bahsetmeyeceğim. 8 Haziranda (şu an link ekleyemicem iki ay önceye gidin bakın) kozadan çıkış komutu vermişim kendime. ve bu minvalde eylemlere başladığımı söyleyebilirim. koza örmek bir gün sürmediği gibi kozadan çıkmak da bir gün sürmüyor. bazen yıllara yayılabilir kozadan çıkabilmek çünkü metaforlar fiziksel şeylere tur bindirir çoklukla.  netice itibariyle kozaya bir pıçak daha sapladım. günü geldiğinde hala hazır olmayacağım biliyorum. ama hazır olmayı önemseyen de kim?

sXe01

  Bu kez bir spinoff ile karşınızdayım. Bu hikayenin konusu ben değilim. Ama arada bir sevimli yan karakter olarak çıkabilirim karşınıza. Bazen ana kahramanın yolunu açmak için ondan gizli ya da gizsiz işler çeviren biri olarak görünebilirim. Geleceği bilememenin en güzel yanı burada bana kalırsa. Belki biraz da özlenmemin zamanı gelmiştir hem.   Evet şimdi biraz değişiklik oldu yıllar sonra ama aynı çatı altındaysak, gökyüzü de dahil, birbirimize destek olabiliriz. İşlerimizi kolaylaştırabiliriz. Ve evet, dayanışabiliriz. Biz böyle olduk her zaman. Ben böyle olduğumuza inanıyorum. “Bir savaşa girilecekse…” ve bundan kaçış yoksa ve üstelik hazırlıksızsak da bu kez en azından doğal meziyetlerimize bel bağlayabiliriz. Hala hayattayız ve hala elimiz ayağımız tutuyor. Ve hala kriz planı yapabiliyoruz. Birimiz düşerse diğerleri onu tutmalı. Diğeri de düşerse çünkü bize gelecek karanlık.    Ben yine de iyiye bakıyorum. Sonra bugün Jade geldi ve biraz konuşurken o aca...

Devcileyin

Yarını öngörmek mümkün değil. Bu kadar sayısal bireyden ben çıkınca biraz anormal duruyor. Ama bunu kombinleyince de acayip biri çıkıyor.  Dönüşüm, öğrenim bir garip süreç. Ben bunun bir bütün olduğunu bilsem de uygulamak da çok tatlı. Ordan oraya uçmayı öğrenmek iyi biri. İyi biri olan bir diğer şey.  Yeni sezon başlıyor, elim hançerimde aklımın her bir noktası açık. Zaafımı biliyorum, onu kapatmaya gidiyorum.  Yarını bilmiyorum. Buraya geldiğim zamanki hayalim ve döndüğüm zamanki gerçeğim arasında fersahlarca fark var. Kabul edelim, beklemiyordum bunu.  Hadi biraz eğlenelim. Bundan daha gerçek başka şey yok. 

Evren daralıyor

Diyelim ki sosyal çevrem hep bugünlerde doğmuş ve ben bu olayın merkezindeyim. Bir gece, o bitiyor sonra herkes evine... Güneşi beklerken çalıyor kulaklarımda ve ayaklarım başka bir eve götürüyor beni. Bana ait değil ama bana aitmiş gibi.  Yaseminleri kokluyorum, bir daha bugünü görebilme ihtimalimi hesaplıyorum. Carpe diem diyorum. Kulağımda güneşi beklerken... Biri bir şey soruyor, sonra o sene çok güzeldi diyor. O sene çok güzeldi diyorum. Onun hakettiğini hala yerine koyamadım diyorum.  Sonra sokaklardayım, evime direkt gitmediğim sokaklar. Ellerimi uzatıyorum dört patili miyavlara. Darth Vader onları öldürürdü o hareketle. Ben enerjilerini almak istiyorum. Sezon açılışı geliyor çünkü. Açık olmak gerekirse 40 gün önceden bile uzağım süper şeylere. Sonra anakin'in, babası kılıksız anakin solo'nun kumanda masasını dağıtması geliyor aklıma. Onu anlıyorum.  Başka bir karanlık istemiyorum. Rüyadan güzelse... Bunu hepimiz biliyoruz.   Ben o kadar da sevmiyorum tüm...

Z raporu

Resim
Naber seni küçük aslan şey, her şeyi neredeyse mahvettiğin bir başka seneyi daha tamamladın mı? Küçükken kendini nasıl aslan görürdün bunu hatırlıyor musun? Son dönemlerde aslan değil de kurt olduğunu nasıl farkettiğini tuttun aklında değil mi?  Dilediğini tuttuğunu, sonsuzdan geri saydığını biliyorsun değil mi? Evrene kendinle ve kendin dışı kimselerle ilgili ne mesajlar verdiğini de. Son dönemlerde birebir baskı yaptığını da. Ömründen 3 ayı verebileceğini de bunların "iyi" sonuçlanması halinde.  Evrenin sana, çok değil, 2 güzel hayat borçlu olduğunu da... Dünya tüm pespayeliğiyle nasıl dönüyor değil mi ama? Bir süredir ben de bu dönüşe sahitlik ediyorum sadece. Umarım o birinin hayatına kalıcı olarak dokunurum bir sonrakine dek. Ve o zaman daha güçlü olurum. 

28 gün, 6 saat, 42 dakika 12 saniye

Başka bir şeyler yazmak için gelip başka bir şeyler yazacağım buraya. Bugün, hala içinde bulunduğumuz bugün İzmir'den ayrılışımın 9. senesinin tamamlandığını söylüyor. Biraz poyraz eser, rejisör sandalyemde otururken dalgaları seyrederken fonda talihsizlikler üst üste geldi çalıyordu. Kendimi de güç bela yanına atacaktım oysa. 25 th Hour... 2009 yazı... Artık aramızda olmayan bazı evler, arkadaşlar, tekrar buluşmalar... Sinema delisi bir arkadaş... 25 th Hour... 2018 kışı... Artık aramızda olmayan... O günlere girmeden hemen önce ne çok izlemiştim, ne çok kurtulmayı dilemiştim, ağzım kuruyana dek uçuruma tükürmüştüm, kurtulamamıştım... Uzun bir geçmiş şeysi yapamayacağım, bazı özlediğim ama bağımızın koptuğu insanlar var. Tüm bunlar yaşandıktan bir süre sonra, hayatın ne kadar kısa bir süre içinde kırılgan olabileceğini farketmiştim. Yine de bir triggera ihtiyaç vardı, onu da tüm bunlar yaşandıktan bir süre sonradan biraz daha sonra buldum. Eskiden var olanlar bir ...